Arkadaşlar, derbi öncesi gerilim tavan yapmışken, bir de Fenerbahçe'nin Rizespor maçına döndük ki sorma gitsin! Kâinatın en rahat maçı sanırsın, hop 2-0 geriye düşmüşler. Sanırsın rakip Real Madrid, değil Çaykur Rizespor. Ama bizimkiler de boş durmamış tabii, 'Ne de olsa derbi geliyor, az da olsa drama katalım' demişler herhalde, bir anda Asensio'nun iki, Talisca, En Nesyri ve Archie Brown'ın birer golüyle skoru 5-2'ye getirip maçı almışlar. (Bu isimler tanıdık gelmediyse, normaldir; ben de ilk defa duydum!) Yani demem o ki, Fener derbiye 'ben de buradayım' dedi, hem de bayağı gürültülü bir şekilde, puanı 31'e çıkararak hata yapmadığını gösterdi.
Gelelim asıl olaya: Derbinin havası iyice kızışırken, kameralar Galatasaraylı Kerem Aktürkoğlu'na çevrilmiş, 'Galatasaray maçında gol atar mısın?' diye sormuşlar. Ya arkadaş, bu muhabirler de ne meraklı! Sanki 'Hayır, gol atmayacağım, takım arkadaşlarımı sabote edeceğim' diyecek. Ama Kerem de Kerem yani, tam da ondan beklenen o derin, o felsefi, o tüm yorumcuları susturacak tek kelimelik cevabı yapıştırmış: 'İnşallah!' İşte bu kadar! Ne taktik analizi, ne rakip değerlendirmesi, sadece 'İnşallah'! Vallahi tebrik etmek lazım, bu kadar belirsizlik içinde netlik arayanlara tokat gibi cevap.
Şimdi biz bu 'İnşallah'tan ne anlayacağız? Çok mu motive, yoksa 'olursa iyi olur' modunda mı? Sanırım hepimiz 1 Aralık Pazartesi'yi bekleyeceğiz Chobani Stadyumu'nda (ki orası da neresiymiş, yeni mi açıldı?) Kerem'in bu 'derin' cevabının sahaya nasıl yansıyacağını görmek için. Ama kabul edelim, bu cevapla şimdiden derbi sohbetlerinin yıldızı oldu Kerem. Kahvelerde günlerce konuşulur: 'Adam tek kelimeyle bitirdi olayı be!' diye.