Bak şimdi, kahvede oturduk, önümüze bir haber düştü: 'Jadon Sancho bedavaya Fenerbahçe'ye!' Yahu kardeşim, şaka mısınız Allah aşkına? Bedava mı? Sanki marketten ekmek alıyoruz, 'Bir Sancho da şuradan uzatıver abi' diyecekler. Bu adam için daha birkaç yıl önce yüz milyonlar bayıldılar, şimdi kargoyla mı gönderecekler bedavaya? Birileri herhalde sabah kahvesine biraz fazla şeker atmış ya da uyku sersemi yazmış bu başlığı.
Şimdi bizim Sancho'nun Manchester United'da durumu malum, biraz araları limoni. Hatta öyle limoni ki, 'limonata yapıp içsen bari' dedirtecek cinsten. Ama bu demek değil ki, pat diye gelecek, 'merhaba ben geldim, üstüne de çay var mı?' diyecek. Futbolda 'bedava' dediğin şeyin ardında genelde tonla gizli maliyet, maaş, imza parası, menajer komisyonu, hatta belki de o oyuncunun eski kulübüne gelecekteki satıştan pay maddesi falan olur. Bu 'bedava' lafı, herhalde ancak oyuncunun bonservisi bitince geçerli olabilir, o da öyle hemen 'gel, çay demledik'le olmuyor, kulüpler kapışır bonservissiz yıldız için.
Fenerbahçe tabii büyük kulüp, her zaman en iyisini ister, en iyisine talip olur ama bu 'bedava Sancho' haberi biraz 'tatile gidiyorum, yanıma Mars'tan komşu alacağım' demek gibi bir şey. Biliyorum, hepimiz isteriz Sancho gibi bir oyuncuyu Süper Lig'de görmek ama gerçekçilik diye bir şey var sevgili dostum. Hayaller Paris, hayatlar bazen Ümraniye olabiliyor. Ne diyelim, transfer dönemi işte, geyik bol, haberler fantastik. Bekleyip göreceğiz bakalım, Sancho gerçekten bedava gelecek mi, yoksa bu da 'ayın 15'i geldi, maaş yattı' haberi kadar gerçek dışı mı?