Vay be kardeşim, Allianz Arena'da tam bir futbol dersi izledik ama dersin konusu biraz garipti. Bundesliga'nın 11. haftasında Bayern Münih kendi evinde, kağıt üzerinde "Freiburg maçı, kolay lokma" denilen bir rakiple kapıştı. Ama gel gör ki, maçın ilk 17 dakikasında sanki Bayern formalarını Freiburglu oyuncular giymiş gibiydi! Suzuki ve Manzambi, "Biz bu işi biliyoruz!" edasıyla topu iki kez ağlara yollayıp skoru bir anda 2-0'a getirdiler. Freiburglular herhalde o an "Bundesliga şampiyonluğu yolunda emin adımlarla ilerliyoruz" diye içlerinden geçirmiştir, kim bilir... Ancak o an bilmedikleri şey, Bayern'in sadece ısındığıydı.
Neyse ki, Bayern'in genç yeteneği Lennart Karl, "Abiler, bu işin şakası yok" dercesine 22. dakikada farkı bire indirdi. Ve sonra sahneye Michael Olise çıktı, devrenin son saniyelerinde skoru 2-2'ye getirip soyunma odasına Freiburg'un hevesini kursağında bırakarak gittiler. Orada ne konuştular bilinmez ama ikinci yarıda sahada bambaşka bir Bayern vardı. Muhtemelen Teknik Direktör, "Beyler, bu Bundesliga'da yenilmezlik serimiz var, şaka yapmayın!" demiştir.
İkinci yarıya bir çıktılar, pir çıktılar! Upamecano 55'te takımı öne geçirdi, Harry Kane desen "Gol atmadan duramam" misali 60'ta farkı ikiye çıkardı. Sonra Nicolas Jackson da partiye katıldı, 78'de topu ağlara yolladı. Olise desen durur mu? "Ben bu maçın adamı olacağım" demiş gibi, 84'te bir daha sahneye çıkıp skoru 6-2'ye taşıdı.
Sonuç mu? Bayern Münih, ilk 17 dakikalık rüyadan uyanınca Freiburg'a adeta "Hoş geldin Bundesliga gerçeklerine" dedi ve sahadan 6-2'lik galibiyetle ayrıldı. Puanını 31'e çıkarıp liderlik koltuğunda iyice yayıldılar. Freiburg ise 13 puanda, "Bir ara 2-0 öndeydik, ne ara 6-2 oldu ya?" diye kara kara düşünüyordur şimdi. Futbol bu, her an her şey olabilir ama bazen de "Bayern gelince her şey Bayern olur" dedirtir!