Başlayalım bakalım o hepimizin bildiği "transfer hattı" klasiklerine. Hani her sene aynı şeyler, aynı isimler, aynı "ilgileniyor" haberleri... Fenerbahçe yine Bissouma'nın peşine düşmüş, geçen yılki randevu fiyaskosundan sonra "yeniden harekete geçme" kararı almışlar. Hadi hayırlısı, umarız bu sefer buluşabilirler kahve içmeye. Beşiktaş da canı sıkılınca herhalde "Acaba Liverpool'dan Chiesa'yı alsak mı?" diye bir denemiş, doğal olarak da "Yok ya, bizde kiralık verecek adam kalmadı" yanıtını almış. Sonra bir de Trossard'a gitmişler, oradan da "olumsuz" gelmiş cevap. Ne diyelim, avcı şansı...
Fenerbahçe'nin teknik direktör arayışları ise ayrı bir komedi filmi senaryosu. Önce Tedesco, sonra Rose... Eğer onlardan da sonuç alamazlarsa, e napalım, yine İsmail Kartal ağabey bize bakar diye düşünüyorlar herhalde. Sanki İsmail Hoca, "yedek kulübesi dolunca çağırdıkları abisi" modunda. Trabzonspor, bak sen! Manchester United'dan Andre Onana'yı kiralamış. Onana da "Aman Allah'ım, Trabzon'a gidiyorum, sonunda futbol oynayacağım!" diye sevinmiş midir, kim bilir. Bu arada Fener eski sevgilisi Filip Kostic'i bonservissiz yakalama peşinde, Galatasaray da Hakan Çalhanoğlu'nu ocakta "en kötü ihtimalle" formasına kavuşturma derdinde. Yani Hakan da naz yapıyor biraz anlaşılan, "En kötü ihtimalle mi? Ayıp oluyor!" demiştir içinden.
Gelelim asıl bombaya, hani şu Sergen Yalçın'ın falan dört gözle beklediği hikayesine... Cengiz Ünder transferinde "mutlu sona" ulaşılmış. Vay arkadaş, sanki aşk filmi finali! Beşiktaş, Fenerbahçe'den, evet yanlış duymadınız, Fenerbahçe'den Cengiz Ünder'i bir yıllık kiralık olarak kapmış. Hem de yıllık ücretini de kendileri ödeyecekmiş. Cengiz de apar topar Fenerbahçe kampından ayrılıyormuş, belli ki bavulunu önceden hazırlamış. Hadi hayırlı olsun Beşiktaş'a, umarız bu transfer sezonunun son "mutlu sonu" olur da kafamız rahatlar biraz. Yoksa bu gidişle daha çok "ilgileniyor", "masaya oturuldu" haberi okuruz.