Ah, İspanya Milli Takımı'nın teknik direktörü Luis de la Fuente, Konya'da oynanacak Türkiye maçı öncesi çıkmış basın toplantısına, bildik o "biz en iyiyiz" edasıyla. Demiş ki "Çok büyük bir maç oynanacak." Sanki Türkiye'ye gelene kadar hiç büyük maç oynamadılar, herhalde bu kadar "büyük" bir maçı Konya'da beklemiyorlardı. Bir yandan Rodri ve Carvajal'ın sağlık durumu "çok önemli" derken, diğer yandan da rahatça "Kişisel fikrim, benim oyuncu grubum dünyanın en iyi oyuncuları" diye eklemiş. Ya sabır! Neyse ki tüm ülkelere sonsuz saygısı varmış, biz de yedik tabi. Anladık hocam, en iyi sizsiniz, biz de figüranız bu elemelerde, değil mi? Amaç belli, kendilerini dünyanın en iyisi ilan ettikten sonra, bir de üstüne "geliştirmemiz gereken çok nokta var" diye mütevazılık kasıyorlar. Komiksiniz gerçekten.
Bu arada Konya'daki atmosferin "ateşli" olacağının altını çizmiş. Almanya'da EURO 2024 tecrübesi yaşamışlar, "zorluk düzeyi yüksek maçlara çıktık, buna alışkınız" diyor. Yani "Biz Avrupa'da ne fırtınalar atlattık, sizin Konya'daki gürültünüz vız gelir tırıs gider" minvalinden bir konuşma. İyi bakalım, göreceğiz o alışkanlığı. 9 numara tercihinde Morata, Oyarzabal, Fernan arasında "doğru çözümü" bulacaklarmış. Sanki ellerinde Messi, Ronaldo, Haaland üçlüsü var da kararsız kalmışlar. Bir de Normand'ın Bulgaristan maçındaki hataları sorulunca, "Avrupa'nın en önemli oyuncularından biri" diye sahiplenmiş, sarı kartı eleştirmiş ama oyunculuk seviyesinin "tartışmaya kapalı" olduğunu söylemiş. Herhalde biz maçları Normand'ın hataları yüzünden kaybettik diyecek halimiz yok, değil mi? Morata'ya da "rolünü iyi biliyor, oyun planımız için önemli" demişler, yani yedek oturmayı iyi biliyor demek bu genelde. Kaptanmış ama, o yüzden saygı duyun!
Rodri de topa girmiş, demiş ki "Türkiye yenilmesi zor bir takım olduğunu gösterdi." Ah Rodri'cim, keşke bu sırrı saklasaydın da İspanyollar bize biraz hor baksaydı, belki şansımız artardı. Hakan Çalhanoğlu ve Arda Güler'i de öne çıkanlar arasına koymuş, gözlerinden kaçmamışlar. Bir de maçın kazananı liderliğe yükselecekmiş, "ciddi avantaj sağlayacak"mış. Sanki daha önce liderlik görmemişler. Kendi sakatlık dönüşünü ballandıra ballandıra anlatmış Rodri, "Altın top benim için çok büyük teselliydi" derken, sanki bir Nobel Barış Ödülü almış gibi bir eda. Rekor kırmaya çok yakınlarmış, "ama kesinlikle ayaklarımız yere sağlam basmalı, mütevazı olmalıyız" demişler. Mütevazılık ha? Hem dünyanın en iyisiyiz de, hem mütevazıyız... Vallahi bu İspanyollar, hem nalına hem mıhına vurup, bir de üstüne kahvelerini yaza yaza içerler. Yarınki maçı "hedef maç" ilan etmişler. Bakalım bu kadar laf kalabalığının üstüne Konya'dan kaç puanla dönecekler.