Hatırlarsınız, bizim Barış Alper Yılmaz, Suudi Arabistan hayallerine 'stop' deyince ufak çaplı bir gönül koyma sendromuna girmişti. Hatta yetmedi, milli maçta Gürcistan'a karşı bir de kırmızı kart görüp 'ben zaten üzgünüm, rahat bırakın beni' mesajını net bir şekilde verdi sanırsın. Tabii bu moral bozukluğu, haliyle antrenmanlara yansımış. Bildiğin, 'Ben yokum abi, küstüm oynamıyorum' moduna girmiş çocuk, topun peşinde koşmak yerine belki de hayallerindeki hurma bahçelerini düşündü o sıralar.
Gel zaman git zaman, bu 'antrenmanlara çıkmama' olayı tabii ki Galatasaray camiasında minik bir kriz havası estirdi. Ama Dursun Başkan dedi ki, 'Tamam, defteri kapattık.' Yalnız bu defteri kapama meselesi biraz farklı anlaşıldı galiba. Hani böyle silgiyle silip bitirme değil de, üzerine 30-40 milyon liralık performans bonusuyla yeni bir bölüm açma gibi olmuş. Vay be, küsmenin de böylesi! Keşke ben de işe gitmeyince patronum bana böyle 'barışma paketi' sunsa.
Yani anlayacağınız, Barış Alper'in gönlü, öyle kuru kuruya değil, bayağı bol keseden alındı. Başkanımız Dursun Özbek, 'Cezaydı, meza idi yok, bu konuyu kapattık' deyip adeta milli yıldızımıza beyaz güvercin uçurdu. Okan Buruk da boş durur mu, hemen formayı hazır etti bile! Önümüzdeki Eyüpspor maçında kadroda, Şampiyonlar Ligi'nde Frankfurt'a karşı ise sahada görmeye hazır olun. Görünen o ki, Barış Alper için Suudi Arabistan defteri kapanmış olabilir ama Galatasaray'daki banka hesabı defteri, cillop gibi açıldı yeniden. Hayırlı işler!