Efenim, kahveler hazırsa bugünkü dedikoduya geçelim! Fenerbahçe cephesinden yine bir 'son dakika' kararı düşmüş önümüze. Bildiğiniz gibi, bu kulüpte 'son dakika' haberleri 'güneş doğdu' kadar rutin bir durum. Yönetim masaya oturmuş, düşünmüş taşınmış ve nihayet 'İsmail Kartal' isminde karar kılmış. Hani şu, her kriz anında aklımıza gelen, bir nevi "anne eli değmiş" tadında joker hoca. Şaşırdık mı? Vallahi şaşıran, herhalde ilk kez Fenerbahçe haberi okuyordur.
Ama işte o haberin sonundaki 'ama...' kısmı var ya, bütün filmin özeti gibi. Yönetim 'İsmail Kartal' dedi de, sanki birileri fısıltıyla 'şimdilik' ya da 'en azından şimdilik' diye eklemeyi unutmuş gibi. Taraftar cephesi de ikiye bölünmüş durumda; kimisi 'hocamızın arkasındayız' derken, diğerleri 'yine mi aynı şarkı?' modunda kumanda aramaya başlamış. Bu 'ama...' aslında bir soru işareti yığını, bir 'acaba' festivali. Karar verildi deniyor ama sanki kapalı kapılar ardında hala 'daha iyi bir seçenek olsaydı...' muhabbetleri dönüyor gibi bir his var içimde.
Şimdi bütün gözler İsmail Hoca'nın üzerinde. Bakalım bu 'kesin' karar, kaç haftalık bir 'kesinlik' taşıyacak. Fenerbahçe'de bir hoca koltuğa oturmadan, diğerinin valizi hazırlanmaya başlar zaten. Kendisine bu 'ateşten gömlek' görevinde şimdiden kolaylıklar diliyoruz. Zira bu kulüpte sadece top koşturmak yetmez, aynı zamanda o 'ama'ları da bir şekilde sahada eritmek gerekir! Hadi hayırlısı diyelim, patlamış mısırları hazırlayalım.