Bak şimdi sana ne anlatacağım, kahvede duysan inanamazsın. Fenerbahçe'nin geçen ocak ayında Kızılyıldız'dan apar topar alıp, sonra da Zenit'e ışınladığı, geri döndüğünde de UEFA listesine bile adını yazdıramadığı Ognjen Mimovic diye bir kardeşimiz var. Kendisi sarı-lacivertli formayla dakika nedir, saha yüzü görmek ne demektir, hiç öğrenememiş bir isim. Yani özetle, Fenerbahçe kariyeri, 'geldi, hoş geldi, ama oynamadan gitti' şeklinde özetlenebilecek bir garip hikaye. Ama dur, asıl komik kısım şimdi başlıyor!
Bu kardeşimiz, 'Madem Fenerbahçe'de top yüzü göremiyorum, bari Şampiyonlar Ligi göreyim' demiş olacak ki, talipleri arasında öyle bir takım var ki, parmak ısırtır. Hani şu Kızılyıldız'ı eleyip tarihinde ilk kez Şampiyonlar Ligi'ne kalma başarısı gösteren Güney Kıbrıs Rum Kesimi takımı Pafos var ya, işte onlar Mimovic'in peşine düşmüş! Düşünsene, adam Fener'de santra yapamadı, ama şimdi Şampiyonlar Ligi müziğiyle sahaya çıkma ihtimali var. Tabii ufak bir dipnot: Pafos aslında New York City'den başka bir sağ bek istiyormuş da, anlaşamayınca 'Mimovic de olur ya, zaten hazır eli ayağı düzgün çocuk' demişler. Yani anlayacağın, yedek kalmak kaderiymiş gibi, transferde de 'yedek plan' olmuş garibim.
Hani derler ya, 'oynamadı ama iyi para kazandı' diye, Mimovic de 'oynamadı ama iyi yerler gezdi' kariyeri yapıyor resmen. Geçen sezon boyunca Hoffenheim'dan tut, Werder Bremen'e, Rayo Vallecano'dan Alanyaspor'a kadar birçok takımın ilgilendiği söylendi ama o hep Fenerbahçe'de kaldı... ta ki şimdi Şampiyonlar Ligi vizesi çıkan Pafos ve Polonya'dan Pogon Szczecin devreye girene kadar. Vallahi billahi, bu transfer işleri bazen futbolun matematiğini altüst ediyor. Kim bilir, belki de Fenerbahçe'nin gizli bir stratejisi var, 'oynatma ama Şampiyonlar Ligi'ne gönder' diye... Biz anlayamıyoruzdur belki!