Yahu şu futbol dünyası da tam bir komedi filmi mübarek! Daha dün gibi hatırlıyoruz, Ferdi Kadıoğlu'nu 'güle güle' dualarıyla, sırtına 30 milyon euro gibi bir paha biçilemez etiketle Brighton'a uğurladık. Hani sanırsın çocuk gurbete gitmiyor da, ayvalık tostu yemeye karşıya geçiyor. Şimdi ne duyuyoruz? 'Geri dönebilir!' deniyor. Pardon, ben mi yanlış duydum? 30 milyon euro'ya giden oyuncu daha çayını bitirmeden mi geri dönüyor? Brighton'da çaylar acı mı geldi yoksa, ne oldu?
Bildiğiniz üzere Ferdi, geçen sezon sonu Fenerbahçe'den tam 30 milyon euro gibi akıllara zarar bir bedelle Brighton yolcusu olmuştu. Yani öyle 30 bin lira falan değil, 30 MİLYON! Hani 'kariyer zirvesi', 'Avrupa fatihi' derken, aradan topu topu kaç ay geçti, daha Brighton formasını kaç kere terletti Allah aşkına? Bir de üstüne uzun bir sakatlık atlattı, dün akşam Gürcistan maçında da sahadaydı. Adam daha yeni iyileşti, 'oh be top oynayabiliyorum' derken, birileri 'Aaa, Ferdi boşta galiba, çağıralım!' demiş.
Sözcü Gazetesi'ne göre bu 'gurbetten dön' çağrısının mimarı da Beşiktaş'mış. Şimdi bu haberin neresinden tutalım? Ferdi'nin Brighton'la 2028'e kadar, bir de üstüne +1 yıl opsiyonlu sözleşmesi var. Yani kendisini resmen 'satın alınmış köle' gibi bağlamışlar. Beşiktaş mı gidecek 30 milyon euro'yu basıp 'Ferdi'yi geri getirdik!' diyecek? Yoksa Brighton'da bir şeyler mi yolunda gitmedi, 'biz size iade edelim, üstüne de yol parası verelim' mi dediler? Vallahi bu işin matematiği beni aşıyor ama Süper Lig'in cazibesi de bir başka oluyor demek ki. Adamı 30 milyona gönderiyorsun, 3 ay sonra 'geri alalım mı?' diye düşünüyorsun. Hayat işte, ne yapsın insan!