Yine bir derbi haftası, yine Rıdvan Dilmen abimizden bol kepçe yorumlar! Malum, Trendyol Süper Lig'in 11. haftasında Beşiktaş'la Fenerbahçe kapıştı, Fener deplasmanda 3-2 aldı maçı, pek de şaşırtmadı doğrusu. Rıdvan abi de Sports Digitale'de karşımıza geçti, 'Fenerbahçe favoriydi, enerjileri falan iyiydi' dedi, sanki maçtan önce kahvede biz konuşuyormuşuz gibi. Eh, hoca ilk geldiğinde deneme yanılma yapıyordu da, şimdi Tedesco'yla bir ivme yakaladı hakikaten. Galatasaray'ın puan kaybı sonrası da Fenerbahçe'nin aklı tabii Kadıköy'e gelecek Galatasaray'daymış, Rıdvan abi dedi diye demiyorum, gerçekten öyleymiş. Levent Mercan tercihinin de elbet sebepleri vardır, belki 1 puan hayal etmiş olabilir, kim bilir?
Ama asıl mevzu Beşiktaş cephesiydi tabii. Rıdvan abinin dediğine göre Sergen Yalçın'ın aklına bile gelmezmiş, 2-0 öne geçmişsin, sonra kaptanın Orkun Kökçü çıkıp afedersiniz 'işgüzarlık' yapıp gereksiz bir kırmızı kart görsün! Yani Rıdvan abi 'işgüzarlık' dedi ya, ben orada koptum! Kaptan dediğin takımı sakinleştirir, bizimki resmen 'ben de oyundan atılayım da eğlence bitsin' demiş herhalde. Hatta Rıdvan abi direkt 'kaptanlığı sorgulanır, fevrilik var' falan dedi, Allah affetsin Orkun'u. Sonra Silva'lar, Emirhan'lar... 'İki film izledik' dedi Rıdvan abi, biri iyi başlayıp kötü biten Beşiktaş, diğeri kötü başlayıp iyi biten Fenerbahçe filmi. Gişe rekorları kıracak cinsten bir dram komedi karışımı sanki. Yeni kadroyla Beşiktaş geriye gitmiş, şampiyonluk yarışında olmazmış ama bu kadar da puan kaybetmezmiş, hani sanki 'bu kadarı da ayıp yani' der gibiydi.
Fenerbahçe'ye gelince... Jhon Duran bir gol attı, Rıdvan abi dedi ki, 'Hayal etmiş golü!' Yani öyle bir hayalperest ki, golü kafasında canlandırmış da vurmuş topa. Emek vermiş falan da, Rıdvan abiye göre hala 'aradığımız santrafor budur!' dedirtemedi. Daha iyi, daha kolektif biri lazımmış, öyle En-Nesyri falan da değil. Asensio en geç gelen oyuncu olsa da oyunu değiştirebilirmiş, yaratıcıymış falan. 'Milli arada çalışsın da görsünler günlerini' tadında bir şeyler söyledi. Bir de Rıdvan abi 'İlk yarı bittiğinde Fener puan kaybetmez dedim, yanılmışım' dedi ya, işte o an 'Vay be Rıdvan abi de bazen şaşırıyormuş' dedim içimden. Ama Tedesco'yu Mourinho'yla kıyaslaması, o beş kişiyle istişare etme muhabbeti falan... Ne diyelim, hoca dediğin oyuncuyla arası iyi olacakmış, samimiyet de dozunda olacakmış. Pek de yanılmamış hani.