Ya düşünsene, bizim grubumuzda bir de İspanya var. Hani şu topu görmediğimiz zaman bile 'kontrollü oyun' diye pazarlayan, tiki-taka'dan kafayı yemiş tipler. Geçen gün Bulgaristan'la oynadılar, bizim maç öncesi ne yapsalar beğenirsin? Tabii ki üç buçuk atıp, daha ilk yarıdan işi bitirdiler! Sanki halı saha maçı, 'Hadi çocuklar, bir devre oynayalım da maç bitsin' demişler. Oyarzabal 5'te fişi çekmiş, Cucurella 30'da üstüne bir de demli çay getirmiş, Merino da 38'de 'Buyurun afiyet olsun' der gibi üçüncü golü yazmış tahtaya. Resmen Bulgaristan'ı kendilerine ısınma maçı bellemişler, yahu bir zahmet biraz da terleyin beyler!
Şimdi asıl bomba geliyor: Bu kadar rahat kazanan İspanyollar, 7 Eylül'de bizim misafirimiz olacak. Hem de nerede? Konya'da! Ulan sanki bize 'bakın görün, biz böyleyiz' diye prova yaptılar. 'Size gelmeden önce biraz top sektirelim' modundalar herhalde. Ne bileyim, belki de Bulgaristan'ı kendilerine antrenman niyetine aldılar, umarım o 'ısıtma turları' bize karşı devam etmez diye endişeleniyorum doğrusu. Gerçi bir de rövanş maçı var İspanya'da, Kasım'ın 18'inde. O zamana kadar umarım bizimkiler de bu rahat galibiyeti izleyip, "biz de böyle yeneriz birilerini" motivasyonuyla falan coşmuş olur, yoksa işimiz zor gibi duruyor.