Vay be Samsunspor! Avrupa sahnesinde Dinamo Kiev gibi bir devi devirmişler. Helal olsun! Hani öyle aman aman bir takım değil dersin belki ama yine de Kiev yani, adı var. Şimdi önlerinde ne var? Konferans Ligi'nin 'dere'si, yani Hamrun Spartans. Samsunspor Başkan Vekili Veysel Bilen de çıkmış, 'Kiev'i yendik diye havaya girmeyelim, şimdi bu Hamrun'u da yeneceğiz ki o galibiyetin bir anlamı olsun. Yoksa denizi geçip derede boğuluruz' demiş. Hani Kiev deniz de, Hamrun da bir çay bardağı dolusu su mu oldu şimdi Veysel Başkan? Biraz haksızlık olmuyor mu Hamrun'a? Ama haklı adam, bu maçı da almazlarsa o Kiev zaferi 'Sahi, biz Kiev'i yenmiş miydik?' kıvamına gelir.
Bilen, Hamrun'u yenerlerse yüzde 99 ihtimalle son 16'ya kalacaklarının da müjdesini vermiş. Yüzde yüz de demiyor, sanki bir küçük 'aksilik' payı bırakıyor gibi. Ne olur ne olmaz, futboldur bu sonuçta! Sonra evde AEK maçı, iki tane de deplasman varmış. 'Bu maçlardan alacağımız bir puan bile bizi doğrudan bir üst tura, hatta ilk sekize taşıma ihtimali bulunuyor' diyor. Allah Allah! Şimdiden yarı final hesapları mı yapılmaya başlandı? Hayırdır inşallah, daha Hamrun'u görmeden Konferans Ligi'nin kupasını kaldırmış gibi konuşuyorlar sanki.
Tabii bu kadar lafı ettin, işin bir de 'taraftar' boyutu var. Başkan Vekili Bilen, bilet fiyatlarında gerekeni yaptıklarının, başkanın 'büyük anlayış' gösterdiğinin altını çizmiş. Hani diyor ki 'Eskiden fiyatlar yüksekti diye gelmiyordunuz, şimdi mazeretiniz kalmadı. Maç saati uygun, hava koşulları uygun, bilet fiyatları uygun. Daha ne istiyorsunuz?' Üstüne de eklemiş: 'Mazeretsiz, amasız, fakatsız o akşam stadı doldurun!' Veysel Başkan bu sefer bayağı yüklenmiş taraftara. Ama sonra tatlıya bağlamış: 'Dünyanın en mükemmel taraftarlarına sahibiz ve onları her zaman yanımızda görmek istiyoruz.' E mükemmelseler zaten gelirlerdi değil mi başkan? Yoksa bu 'mükemmel' tanımı sadece stadyum doluyken mi geçerli?