Efendim, futbolseverler, ne seyrettik biz dün gece? Hani derbiydi, hani şölen olacaktı? Galatasaray ile Trabzonspor, Trendyol Süper Lig'in 11. haftasında öyle bir maç oynadı ki, skor tabelasına bakınca 'Acaba santra yapıldı mı?' diye düşündürdü. Kocaman bir sıfır-sıfır! Resmen maçın özetini izlemeye gerek kalmadı, çünkü özeti de sıfırdı!
Ama durun, bu golsüzlük öyle sıradan bir golsüzlük değilmiş meğer. Spor yazarları kalemi almış, 'vay efendim Trabzonspor Liverpool'un yapamadığını yaptı' falan filan diye döktürmüşler. Neymiş? Galatasaray'ı kilitlemişler! E, tebrikler! Anfield'da topu çembere sokamayanları düşündükçe, bu gerçekten büyük başarı. Özellikle orta sahanın yeni 'küçük Torreira'sı Oulai, adeta maçın 'MVP'si ilan edildi. Adam topu tutmuş, dribbling yapmış, Galatasaray'ın pas yollarını kesmiş... Helal olsun Oulai! Folcarelli ile birlikte, sanki Torreira'nın ruh ikizi gibi, orta sahada 'benden geçmez' düsturuyla takılmışlar. Fatih Tekke de bu gençlerle, o bütçe farkına rağmen, Ali Sami Yen'den bir puanı kapıp, 6 maçlık Galatasaray yenilgi serisini bitirmiş. Buna da 'misyon tamamlandı' derler!
Peki ya Galatasaray cephesi? Onlar da ne yapsın, evde puan kaybetmeye alışmışlar sanırım, Beşiktaş'tan sonra Trabzonspor'a da kilitlenmişler. Milyonluk forvetler Victor Osimhen ile Paul Onuachu, sahada resmen 'Benimle saklambaç oynar mısın?' turnuvası düzenlemiş. Topu kaleye atmayı bırakın, birbirlerine ulaştıramamışlar bile. Okan Buruk hocanın İcardi ve Ahmed Kutucu hamleleri bile bir işe yaramamış, Ahmed bile topu filelerle buluşturacakken 'yok artık o kadar da değil' demiş. Cem Dizdar abimiz de boşuna dememiş, 'Galatasaray rakiplere nasıl durdurulacağının kopyasını verdi' diye. Demek ki neymiş, Süper Lig'de artık gol atmak eskisi gibi kolay değilmiş! Bari bir dahaki sefere bir gol şöleni izleyelim de, kaleciler de pasif jimnastik yapmaktan kurtulsun.