Abi, neydi o maç ya! Galatasaray'ın Hatayspor'la 0-0 berabere kaldığı maçtan sonra bizim Okan Hoca yine sahneye çıkmış, malum basın toplantısı. Demiş ki, 'Ofansif olarak iyi işler yapamadık.' E hani o kadar yıldız, o kadar gol makinesi diyorduk? Meğerse bizimkiler gol atmayı unutmuş, son paslar falan eksik kalmış. 'Yapsaydık maçı rahat çözerdik' lafı yok mu bir de! E abi yapsaydınız zaten, mesele o zaten! Lemina'yı arkada oynatmışlar, 'baskı düşmüş ama Lemina yine de sahanın iyilerindenmiş.' Ne kadar da şaşırtıcı! Adam zaten sahanın en pahalılarından, bir zahmet iyi olsun.
Ama asıl olay nerede biliyor musun? Hakem Cihan Aydın! Okan Hoca resmen hakemi tahtaya kaldırmış, 'top oyunda sadece 48 dakika kaldı' diye. Lan Şampiyonlar Ligi'nde 60 dakika top mu oynanır? Bizimkiler 90 dakika topu kovalasa yorulur zaten, bırak da biraz dinlensinler! 'Hakemler oyunu yavaşlatmayı seviyor' lafı yok mu bir de! Sanki hakemlerin gizli bir 'top saklama' fetişi var. Hani maç yönetimi iyiydi ama topu oyunda tutsaydı daha iyiydi... Ne demekse artık! Futbol değil, sanki seksek oynuyorlar sahada. Avrupa'ya gideceğiz, orada 60 dakika top oynayacakmışız, vay halimize!
Gelelim esas meseleye, Barış Alper Yılmaz'a... Hani şu Suudi Arabistan'a gitmesine izin verilmeyen, tribünlerin bir alkışladığı bir yuhaladığı talihsiz gencimiz. Okan Hoca diyor ki, 'Barış'ın üzerinde büyük bir baskı var. Üçüncü bölgede o rahatlığını biraz daha az görüyoruz.' Sanki evinde Netflix izlerken 'abi biraz rahat olsana ya' der gibi. Gol atsa, asist yapsa rahatlayacakmış! E hadi bakalım, top sizde Barış. Bir de Sane'ye övgüler, 'savunmayı iyi yapıyor' diye. Zaten bizimkiler ileri gitmeyi beceremeyince defansa da yardım etsin bari, tam olsun. Fikstür de önemli değilmiş, çünkü 'biz seçmedik, kalan topu aldık.' Kalan top ne ya, kurada çıkan takım mı top oluyor? Ne günler!