Kanka, hafta sonu öyle bir derbi izledik ki, gol sesi duymadık diye mi üzülelim, Nihat Kahveci'nin yorumlarına mı gülelim bilemedik. Galatasaray ile Trabzonspor 0-0 berabere kalmış. Nihat abi maç öncesi "golsüz biterse şaşırırım" demiş, haklı çıktı. Bence en büyük sürpriz maçın 0-0 bitmesi değildi, bizim Nihat abiyi hiç şaşırtmamasıydı! Hatta dedi ki, "yarınki Beşiktaş-Fenerbahçe maçı kazananı 10 puan kazanır." Ee, haksız da değil, rakipler sıfır çekince... Milyon eurolar harcanıyor, topu ağlarla buluşturamıyorlar... İşte o "helal olsun" lafı, bence tribünlerden değil, direkt Nihat abinin cebinden çıktı, bayağı içinden gelmiş!
Trabzonspor'a hakkını vermek lazım, o Galatasaray'ın iç sahada ne kadar canavar olduğunu biliyoruz, değil mi? Liverpool'u, Bodo'yu falan... Adamlar gelmiş 52 bin kişinin önünde, sanki pikniğe gelmiş gibi topun arkasına geçmişler, tüm kapıları pencereleri kapatmışlar. Bir puanı kapıp gitmişler, helal olsun vallahi. Peki Galatasaray? Nihat abi de sordu zaten, "nasıl üretsinler" diye. Haklı. Barış Alper sürekli zayıf ayağına top alıp korner atmış, sanki takıma korner atma yarışması düzenlemişler. Zaha diye biri vardı, o da sanki sahada değil, yan sahada maç izlemiş gibiydi, hiç etkileşim yok.
Gelelim maçın olay cümlesine, Nihat abiden inciler: "Yunus Akgün oynadı mı, oynamadı mı ben görmedim." Kanka, düşünsene, Nihat Kahveci gibi bir adam seni sahada göremiyor. Bu lafı yesem herhalde bir dahaki maça görünmez adam peleriniyle çıkarım. Nihat abi belki maçtan sonra telesekretere "Yunus, neredesin oğlum? Aramızda mısın?" diye mesaj bırakmıştır, kim bilir. Özellikle ikinci yarıda topu kaybetmek için sahadaymış gibiydi garibim.
Bir de hakemimiz Cihan Aydın vardı... O kadar nazikti ki, kırmızı kartı bile ancak 90'da kulübeye gösterdi. Sanki sarı kartları evde unutmuş, ya da cebinde sadece tek kullanımlık kırmızı kart varmış gibiydi. "Ayağa basmalar var, atak kesmeler var, formadan çekmeler var, var oğlu var ama sarı kart yok." Ya hocam, bari bir tane falan göster, göstermelik de olsa, biz de "aaa, hakemimiz de kart çıkarmayı biliyormuş" diyelim! Sanki tüm maç boyunca oyunun akışını bozan hiçbir oyuncu olmamış gibiydi, ilginç.