Efendim, Trendyol Süper Lig'in 11. haftasında Galatasaray, evinde ağırladığı Trabzonspor'la adeta 'Gol atan evine döner' anlaşmasına varmış gibi 0-0 berabere kaldı. Malum, maç sonu açıklamaları da klasikleşti. Okan Buruk hocamız beIN SPORTS mikrofonlarına uzandı ve ‘Eee, ne oldu da topu ağlarla buluşturamadınız?’ sorusuna adeta bir kahvehane bilgesi edasıyla cevap verdi.
Hocamız diyor ki, 'Maçın başında biraz topu taca attık ama sonra açıldık, rakip ceza sahasına rahat gittik, kanatlardan indin mi ineceksin!' Gel gör ki, o kadar gitmiş gelmişler, sonuç ne? Koca bir sıfır! Sebep mi? Okan hocanın o sihirli kelimeleri: 'Beceri eksikliği vardı!' Anlaşılan, futbolcular o gün beceri çantalarını evde unutmuş. Hatta, 'Trabzonspor fiziksel olarak çok iyiydi, seremonide fark ettik,' diye de eklemiş. Ya arkadaş, maçı izlerken anlasanıza, seremonide vücut ölçüsü alıp mı oynatıyorsunuz takımınızı? Bir de hakemlerimize dokundurmuş, 'Türk hakemleri oyunu durdurmaya bayılıyor, Onana aut atarken çay içiyordu neredeyse!' diye sitem etmiş. Haklıdır, bu kadar durunca gol atacak fırsat da kalmaz ki!
Tabii, maçta eksikler de varmış, Davinson, Singo, İlkay falan yokmuş. Onlar olsaydı kesin gol yağmuruna tutardık, dimi hoca? Neyse, Okan Hoca en sonda 'Kazanmaya çok alışmıştık, üzülmeden Avrupa maçına hazırlanalım, orada büyük hedeflerimiz var,' diyerek konuyu kapatmış. Yani diyor ki, 'Ligde topu atamasak da Avrupa'da belki bir mucize olur, siz yine de bizi alkışlamaya devam edin.' E hadi bakalım, inşallah Avrupa'da o beceri çantası bulunur da, biz de boş kaleye gol kaçırmanın acısını unuturuz.