Vay arkadaş, Beşiktaş'ta dönen olaylara bak! Geçenlerde 'Rafa Silva'da kriz var, sakat mı, oynayacak mı?' diye ortalık yıkılıyordu ya... Kulüp de çıktı, 'Efendim, gecikmiş başlangıçlı kas ödemi' falan filan dedi. Biz de sandık ki adama bir şey oldu, kasları 'uyanamadı' belki sabah. Ama meğer işin aslı bambaşkaymış, biz bildiğiniz kandırılmışız! Kas ödemiymiş mi, tüh!
Şimdi gelelim esas mevzuya... Abimiz Rafa Silva, Beşiktaş'a gelirken zamanın yöneticisi Hüseyin Yücel'le öyle bir anlaşma yapmış ki, sanırsın uzay mekiği fırlatıyorlar. 'Ben sabah salonda çalışmam!' diye madde koydurmuş sözleşmeye, bildiğin. Vay anasını! Futbolcuların 'özel beslenme', 'özel antrenör' isteklerini duyduk da, 'sabah uykusu kutsaldır, salon bana gelmez' maddesi nedir ya? Sergen hoca da haklı olarak 'Ne oluyoruz ya, sabah sabah çay içmeye mi geliyorsun?' diye sıkıştırınca, ipler gerilmiş tabii.
Sergen Yalçın, malum, pek öyle 'oyuncunun keyfi'ne bakacak hoca değil. 'Takım çalışacaksa, herkes çalışacak' kafasında. Ama bakmış ki bu Portekizli abimizin 'sabah salon alerjisi' ciddi, bir de Serdal Adalı abi devreye girmiş arayı bulmuş. 'Tamam, Rafa sen öğlen çalışırsın aslanım' demişler herhalde. Sonuç? Kriz falan kalmamış! Hani şu kas ödemi olan adam vardı ya, işte o Rafa Silva, şu an Fenerbahçe derbisi için yüzde yüz hazır ve nazır! Sabah salona girmeyen adam, 90 dakika koşacak demek ki. Bu da gösteriyor ki, bazen futbolcuların antrenman programı kadar, 'gönül programı' da önemliymiş canım!