Ey ahali, Portekiz'de futbol sahaları yerine koltuk kapma yarışı kızışmış durumda! Benfica'da başkanlık seçimi öyle bir hal aldı ki, sanki Mourinho'yu kimin takımına transfer edeceği oylanıyor. Rui Costa ve Joao Noronha Lopes diye iki 'dev' isim kapışıyor, millet de kimin koltuğuna oturacağını değil, Jose'nin geleceğini merak ediyor. Yani adam bildiğin seçim malzemesi olmuş, düşünsene!
Mevcut başkanımız Rui Costa, kameraların karşısına geçmiş, 'Mourinho'nun iki yıllık sözleşmesi var, şimdi bunu sorgulamanın anlamı yok,' diyor. Vay be! Sanki Mourinho dünden razı, iki yıl oradaymış gibi. 'Bu sezonu tamamlayacak, daha iyi sonuçlar için çalışıyor,' diyerek de üstüne bir bardak soğuk su döküyor. Hani bir Süper Kupa almışız ama Şampiyonlar Ligi'nde 'toparlanmamız lazım' demeyi de unutmuyor. Adam resmen 'şimdilik bizim, çok da kurcalamayın' der gibi.
Rakip aday Joao Noronha Lopes ise daha bir 'koruyucu' modda. 'Mourinho bu yıl şampiyon olur,' diye iddialı girip, arkasından efsane bir 'ama' çekiyor: 'Mourinho, kendisi tarafından seçilmemiş zayıf bir kadroyu çalıştırıyor.' Buyurun buradan yakın! Resmen hocasına 'canım kurban sana, suç sende değil kadroda' kontenjanından yer açmış. 'Tüm kupaları hedeflemeliyiz ama bu yıl şampiyonluk istemem,' diyerek de olası bir hüsran durumunda Mourinho'yu şimdiden aklamış oluyor. Yani, 'Mourinho ne yapsın, bu takımla bu kadar olur' demenin en nazik yolu bu herhalde.
Yani anlayacağın, bizim 'Özel Biri' daha Fenerbahçe'den ayrılıp Benfica'ya geçeli çok olmamış, dokuz maçta beş galibiyet almış, fena değil ama aman aman da değil, ortalama bir performans sergilerken, başkan adayları onu 'kendi malı' gibi pazarlıyor. Zavallı Mourinho, Portekiz'e döndü derken, kendini bir anda başkanlık seçiminin ortasında buldu. Herhalde 'Ben nereye geldim ya?' diye düşünüyordur. Bu işin sonu nereye varır bilmem ama bu kadar tantana arasında Jose'nin işine odaklanması da başlı başına bir başarı hikayesi olur!