Ziraat Türkiye Kupası'nda bazen öyle maçlar olur ki, sanki büyük abi küçüğüne 'Hadi oğlum, işimiz gücümüz var, fazla oyalanmayalım' der gibi bir havada geçer. Geçenlerde de Trendyol Süper Lig'in ekibi Gaziantep FK, evinde Karabük İdmanyurdu Spor'u ağırladı. 'Ağırladı' dediğime bakmayın, pek misafirperver değillermiş doğrusu! Daha maçın tozunu yutmadan, 3. dakikada Kulasin 'Hadi bakayım, başlayalım mı?' der gibi topu ağlara yolladı. Sorescu da pası öyle bir atmış ki, 'Al da at, zahmet olmasın' dercesine...
Karabük tarafı daha 'N'oluyor ya, daha maça yeni başlamıştık!' demeye kalmadan, bu sefer 25. dakikada sahneye Bacuna çıktı. Boateng de öyle bir servis yapmış ki, 'Kardeşim, sen de zahmet etme, boş kaleye yolla' der gibi. E hal böyle olunca, tabelada 2-0 yazarken ilk yarı bitti. Gaziantep FK, 'Biz işimizi erken hallettik, geri kalanını antrenman sayarız' dercesine, ilk yarıda fişi çekti resmen.
İkinci yarı mı? Ha o da oynandı evet. Ama sanki Gaziantep FK tarafı 'Yeter bu kadar yorulduk, kalanını da ayak üstü idman yaparız' modundaydı. Karabük İdmanyurdu Spor da, eh, Süper Lig ekibine karşı zaten zorlu bir akşam olacağını bilerek gelmiş olsa gerek, pek sesini çıkarmadı, 'Aman tadımız kaçmasın' dediler herhalde. Sonuç malum, Gaziantep FK, 'Kupada tur atlamak neymiş, çocuk oyuncağı' dercesine 2-0'lık rahat bir galibiyetle adını bir üst tura yazdırdı. Helal olsun ne diyelim, ev sahipliği böyle olur; misafiri yormadan, kendini de çok yıpratmadan uğurlarsın...