Hayırdır kanka, Arda Güler falan derken çocuk bildiğin Real Madrid'in ekim ayını resmen cebine indirmiş ya! Hani 'geleceğin yıldızı' falan diyorduk, çocuk bildiğin 'şimdinin yıldızı' olmuş, kimseye bırakmamış o ayın ödülünü. Taraftarlar da boş durmamış tabii, oylamış oylamış, 'Ayın Futbolcusu' ilan etmişler bizim aslanı. Vay anasını sayın seyirciler, bizim Ancelotti bile şaşırmıştır herhalde, 'Bu kim, ne işi var burada?' diye. Şaka bir yana, genç aslan hak etti bunu sonuna kadar.
Son haftalarda sahada bir coşuyor, bir parlıyor ki sorma! Attığı goller, yaptığı asistler, topa her dokunuşu 'Ben buradayım!' diye bağırıyor adeta. E haliyle Ancelotti reis de bakmış, 'Bu çocuğu artık yedekte tutmak günahtır, hem de büyük günahtır' demiş olmalı ki, daha çok şans vermeye başladı. E sonuç ortada işte, çocuk oynadıkça uçuyor, coşuyor. Hani derler ya, 'ver coşkuyu', Arda da almış coşkuyu dağıtıyor ortalığa.
Öyle böyle değil ha, artık 'Real Madrid'in Arda'sı' değil, 'Arda'nın Real Madrid'i' demeye başlayacağız yakında. Kim bilir, belki yakında takımın kaptanlık bandı da ona takılır, Ancelotti de kenarda 'Ben ne yapıyorum burada?' diye düşünür. Şampiyonlar Ligi maçlarında falan da göz kamaştırdığını duymuşuz. Bakalım bu fırtına nereye kadar esecek? Ama şimdiden söyleyeyim, bence bu çocuk durmaya niyetli değil, Madrid'i resmen sallıyor!