Arkadaşlar, bu hafta sonu Süper Lig'de öyle bir maç var ki, adeta dizilerdeki gibi bir "eski defterler açılıyor" durumu yaşanacak: Galatasaray evinde Trabzonspor'u ağırlıyor! Ama asıl mevzu maçtan önce, bu transfer sezonunun en çok konuşulan isimlerinden, eski Bordo-Mavili, şimdinin Sarı-Kırmızılı file bekçisi Uğurcan Çakır'ın başına gelenler... Hani derler ya, "ateşten gömlek giymek," işte tam da öyle bir durum.
Tabii ki gözler kimde? Sezon başında Trabzon'dan Cimbom'a geçen, her pası, her kurtarışı ayrı bir manşet olan Uğurcan'da! Bir etkinlik çıkışında yakalamışlar bizim kaleciyi, "Eski takımına karşı oynayacaksın, ne hissediyorsun? Neler söylersin?" diye sormuşlar. Vallahi ben olsam o an yerin dibine girerim, ne diyeceğimi şaşırırım. Ama Uğurcan, bu 'kritik' soruya adeta bir diplomat edasıyla yaklaştı, düşündü taşındı ve o 'tarihi' cevabı verdi: "İnşallah kazanacağız." Bak bak bak, derinlemesine bir analiz, tam bir strateji dehası! Hani sanki "İnşallah berabere kalırız da ikimizin de canı yanmaz" mı diyecekti? Gel de şimdi gülme.
Neyse efendim, bu 'çok anlamlı' ve 'çığır açan' cevabı verdikten sonra Uğurcan Çakır ne mi yaptı? Hiç vakit kaybetmeden arabasına atlayıp olay yerinden ışınlandı! Sanki peşinde bir ordu gazeteci var, "Daha detay ver, daha derinlemesine konuş!" diye bağırıyorlar. Adam hem kaleyi hem de potansiyel baş ağrısını başarıyla savuşturdu, resmen topu taca atıp maçı bitirdi. Valla ne diyelim, Uğurcan kardeşimiz hem top tutmada hem de basından kaçmada bir numara olduğunu bir kez daha gösterdi. İşte size Süper Lig'den son dakika futbol diplomasisi dersi!