Arkadaşlar, bizim memleket futbolunda zaten tansiyon hiç düşmez ama bu son olay var ya, insanı çay içerken boğar! Düşünsenize, geçtiğimiz günlerde tam 152 hakemi 'abi sen düdüğü bırak, artık kuponları doldur' diye PFDK'ya yollayan TFF, bu kez Başkan İbrahim Hacıosmanoğlu ağzından 'Eyvahlar olsun!' nidalarıyla yine sahnede. Başkan diyor ki, 'Biz göreve geldiğimizden beri Türk futbolunu şeffaflıkla yırtınmaya çalıştık ama meğerse bazı arkadaşlar düdük yerine bahis kuponu doldurmakla meşgulmüş.' Vay canına! Demek ki o son dakika penaltılarının, yanlış ofsaytların arkasında sadece göz yanılması değil, biraz da 'oran' beklentisi varmış, kim bilebilirdi ki?
Hacıosmanoğlu'nun sözleri tam bir 'Bu gol bahisten değil!' edasıyla yankılandı resmen: 'Futbolun kutsal çizgileri, birilerinin menfaat oyun alanı değildir! Hakemlik onur mesleğidir ve bu onuru kirleten kim olursa olsun, hangi kademede olursa olsun, babasının oğlu da olsa siliyoruz!' diye gürlemiş. 152 hakemlik bir liste ortadayken, 'onur mesleği' vurgusunu yapmak biraz ironik kaçmamış mı sizce de? Yani sanki bu onuru, bahisten kazanılan parayla daha iyi koruyacaklarını düşünmüşler gibi. Başkan, 'Bu sadece bir kural ihlali değil, vicdanları yaralayan, adaleti zehirleyen bir suistimaldir' diyerek olayın vehametinin altını çize çize anlatmış. Demek ki o kadar 'adil, şeffaf ve kararlı' olacağız dedikleri dönemde, bazıları hakem odasında 'şeffaf' bir şekilde kuponlarını oynuyormuş.
Neyse, TFF bu işin peşini bırakmayacakmış. Etik Kurul'dan Disiplin Kuruluna, savcılıklardan bilmem neye kadar, herkes seferber olmuş. 'Kimse Türk futbolunun temiz yüzünü kirletemez, kirletmesine de izin vermeyeceğiz!' diyerek resmen temizlik harekatı başlatmışlar. Bir de bu olayı kendi menfaatleri için kullanmaya kalkanlara da gözdağı vermişler. 'Bu bir hesaplaşmadır, adaletle ve vicdanla!' vurgusu da cabası. Tabii, bir de 'onuruyla hizmet eden hakem kardeşlerimize sonuna kadar sahip çıkacağız' demişler. İyi de, o onuruyla hizmet edenleri bu 'kuponcu' tayfanın arasından kim ayırt edecek şimdi? Hadi bakalım, bu açıklamayı 'uyarı değil, dönüm noktası' olarak kabul et diyorlar. Umarım bu sefer gerçekten bir dönüm noktası olur da, maç izlerken 'Acaba hakem şimdi neye oynadı?' diye düşünmek zorunda kalmayız. Temiz futbol, gel artık gel!