Arkadaşlar, hatırlarsınız Başakşehir'den 'ben gidiyorum, haber etmem' dercesine ayrılan bir Stefano Okaka vardı. Hani sonra bir anda ortadan kayboldu, iki yıl ortalarda yoktu, sanki futbol gezegeninden ışınlandı sandık. Meğerse kendini İtalya'nın Serie C'sinde, yani bizim 3. Lig ayarında Ravenna'da bulmuş. Eh, bu yaştan sonra anca o civarlarda bir yerler bulunur zaten. Ama bakın, adam öyle bir geri döndü ki, sanırsın Şampiyonlar Ligi finalinde son dakika golü attı! Tam bin gün sonra fileleri havalandırdı, dile kolay! Neredeyse üç sene! Biz de merak ediyorduk, bu Okaka nerede, ne yapıyor diye. Meğersem 'bin gün'lük bir uykuya yatmış, şimdi de 'ben geldim!' diye uyanmış.
Düşünsene, Roma'dan Fulham'a, Udinese'den Başakşehir'e kadar nice takımlarda top koşturmuş bu abimiz, iki yıl aradan sonra bir geri dönüyor ki... Dört maçta toplam on beş dakika topa değmiş bu adam, sonra ne oldu dersin? 90+7'de, tam maç bitti biterken, kalecinin uyuduğu anda gidip yapıştırmış topu ağlara! E tabii, iki yıl aradan sonra öyle gol atınca insan kendini 'geldim, gördüm, yendim' sandırıyor, havalara giriyor. Hatta açıklamış 'Böyle gol atmak daha da güzel hissettiriyor' diye. Haklısın be Okaka, bin gün sonra o topu ağlarda görünce biz de şaşırdık. Bir de 'sahalardan uzak kaldığım bu uzun dönemde asla bırakmayı düşünmedim' demiş. E abi, iki yıl top oynamayıp, üçüncü ligde dönmek de enteresan bir 'bırakmama' şekli. Biz de yedik.
Neyse, kardeşinden bir telefon gelmiş: 'Abi, Ravenna diye bir proje var, gelsen buralara bir renk katsan?' demiş. Okaka da 'tamamdır' deyip soluğu Serie C'de almış. Bakalım, kariyerinin ikinci baharı, üçüncü ligde nasıl cereyan edecek. Şu an Ravenna'da işler iyi gidiyor, zirveye bir puan kalmış. Okaka'nın bu 'ben ölmedim, uyuyakalmışım' dönüşü de takıma moral olmuştur herhalde. Belki bu golle kendine gelir de, bin gün daha bekletmez bizi yeni golü için.