Arkadaşlar, tekvando arenasında öyle maçlar izledik ki... Hani bizim ligde 'hoca sistemi bozdu' dersin ya, bu kez de Çin'den pek iyi haberler gelmedi maalesef. Dünya Tekvando Şampiyonası'nda milli sporcularımız Yusuf Badem ve Şevval Çakal, kupalara erken veda etti. Sanki UEFA Avrupa Ligi'nde gruplardan çıkamamış takımlar gibi, yolculukları çabuk bitti. Eh, 181 ülkeden 989 sporcu gelince, sanki futbol turnuvası mübarek, rekabet de acımasız oluyor haliyle.
Önce Yusuf Badem'e bakalım: Adam resmen Avrupa turu yaptı Çin'de! Libya, Fransa, Almanya... Rakip dinlemedi, hepsini bir bir geçti. Sanki şampiyonlar ligi ön elemelerinde takır takır tur atlıyormuş gibiydi. Ama gel gör ki, çeyrek finalde karşısına Azerbaycan'dan Gashim Magomedov çıkınca işler karıştı. Hani derler ya, 'komşu komşunun külüne muhtaçtır' diye, bu kez kül komşudan geldi galiba. Yusuf maalesef rakibine takılarak şampiyonaya 'bye bye' demek zorunda kaldı.
Şevval Çakal da boş durmadı tabii. İlk turu bay geçip bir nevi dinlenerek başladı, enerjisini depoladı. İkinci turda Yunanistan'a karşı gayet rahat bir galibiyet aldı, 'Helenistik Dönem'i kısa kesti. Ama üçüncü turda karşısına Avustralya'dan Gabriella Blewitt çıkınca işler değişti. Avustralya dediğin yer neresi Allah aşkına? O kadar uzak yoldan gelmişler, demek ki buraya kadar boşuna gelmemişler. Şevval de maalesef bu 'Uzakdoğu-Avustralya' kombinasyonuna direnemedi ve o da turnuvaya 'görüşürüz' dedi.
Neyse ki, tablo tamamen karamsar değil arkadaşlar. Bu elimelere rağmen milli takımımızın kasasında şu an 2 altın, 2 gümüş, 1 bronz, toplamda tam 5 madalya var! Yani kadro derinliği sağlam, yedek kulübesi dolu gibi. Şimdi gözler, şampiyonanın son gününde tatamiye çıkacak son dünya şampiyonumuz Merve Dinçel Kavurat ve Ömer Furkan Körpe'de. Hadi bakalım, son kozlarımızı oynayacağız. İnşallah bu sefer o madalya sayısına birkaç tane daha ekleriz de, hep beraber çayları yudumlarken 'işte bu ya!' deriz.