Celtic'te Brendan Rodgers'la yolların ayrıldığını duyanlar, 'Yine mi?' dedi herhalde. Hani sanki ilk kez yaşanıyor! Rodgers paşamız, ikinci kez geldiği kulüpten 'istifa ettim' diyerek paşa paşa ayrılmış. Tabii istifa mı, yoksa kapı mı gösterildi, orasını anlayan beri gelsin. Ama merak etmeyin, Celtic boş durur mu? Hemen arşivi karıştırmışlar, eski defterlerden Martin O'Neill abiyi bulup 'gel sen bi' geçici bak' demişler. Resmen "Alo dede, yine mi sen?" durumu. Kulüpte istikrar mı, yoksa sürekli dönme dolap mı belli değil.
Sezona fırtına gibi girmişlerdi ha! Ligde 3'te 3, gol falan yok kalelerinde. 'Bu sene uçarız!' derken, bir Rangers derbisi, hoop ilk puan kaybı geldi. Nazarlık dedik, geçtik. Ama sonra ne oldu? Önce Dundee gibi takıma, sonra da ligin lideri Hearts'a yenilince, 'eyvah' sesleri yükseldi. Sanki uçak havalanmış, motor arızası vermiş gibi, acil iniş moduna geçtiler resmen.
Avrupa'da ise tam bir "yok artık lebron james" durumu yaşandı. Şampiyonlar Ligi play-off'unda Kairat Almaty diye bir takıma elenmek... Vallahi ben bile zor hatırladım adını. Hadi neyse, dediler Avrupa Ligi'nde coşarız. Orada da Kızılyıldız'la berabere kal, Braga'ya yenil... Sonra Sturm Graz'ı yenince 'Oh be, ilk 3 puanımız' diye sevinmeler... Yani kupa mı kazandılar, üç puan mı aldılar belli değil. İngiliz basını da diyor ki, 'yönetimle papaz oldu, transferde istediklerini almadı.' E klasik yani, hoca-yönetim çekişmesi hiç bitmez zaten. Rodgers da zaten 2016-2019 arası buradaydı, 2023'te 'ikinci bahar' diye geri geldi ama bahar mevsimi İskoçya'da kısa sürdü belli ki!