Arkadaşlar, ne desek boş! Futbolda öyle şeyler dönüyor ki, 'Yok artık!' demekten ağzımız açık kalıyor. Bildiğiniz üzere, TFF Başkanımız İbrahim Hacıosmanoğlu abimiz, geçtiğimiz günlerde öyle bir bombayı bıraktı ki, 'VAR odasında değil, İddaa bayisinde yaşıyor bu hakemler herhalde' dedirtti hepimize. Efendim, tam 571 aktif hakemin 371'inin bahis hesabı varmış, bu da yetmezmiş gibi 152'si aktif olarak oynamış! Yani sahanın ortasında düdük çalarken, aklı 'şu maç alt mı üst mü olur' diye düşünen hakemlerimiz varmış meğer. Düşünsenize, maçı yönetirken kendi kuponuyla çelişen hakem ruh halini... Komedi filmi gibi resmen!
Tabii bu kadar 'yok artık lebron james'lik' bir durum olunca, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı da sessiz kalmadı, 'Bu topu taca atamayız' diyerek hemen olaya el koydu. Hacıosmanoğlu'nun söylediklerini 'ihbar' kabul edip, 'buyurun buradan yakın' tadında bir soruşturma başlattılar. Şimdi efendim, son beş yılın MASAK raporlarından HTS kayıtlarına, yurt içi yurt dışı bahis sitelerindeki üyeliklerden hangi hakemin kaç kupon yaptığına kadar her şey inceleniyormuş. Anlayacağınız, hakemlerimizin son 5 yılda attığı her adım, bastığı her kupon mercek altında. Başsavcılık bir de ricada bulundu, 'Aman ha, bizim resmi açıklamalarımız dışında kimsenin dediğine itibar etmeyin, yoksa ortalık yine karışır' diye. Yani bize, 'Bekleyin, daha çok güleceğiz' demek istediler sanırım.
Hacıosmanoğlu'nun detayları da cabası! Adam diyor ki, 'Bir hakem tek başına 18 bin 227 kez bahis oynamış!' Yahu bu ne demek? Maç yönetmek mi işi, yoksa sanal âlemde kupon kovalamak mı? On hakem on binin üzerinde, kırk iki hakem binin üzerinde maça bahis yapmış. Düşünsenize, sahada 'avantajı oynatıyorum' diye bağıran hakemimiz, aslında 'benim kuponda o takımın gol atması lazım, devam etsinler' diye düşünüyormuş meğer. İşte bizim futbolun şaibesi değil, trajikomik gerçeği de burada yatıyor. Hakemlerimiz mesai sonrası hobi edinmiş gibi, ama bu hobi biraz etik sınırlarını zorlamış gibi duruyor.