Ooooh, yine bol gollü, bol aksiyonlu bir maç izledik be! Galatasaray, Göztepe deplasmanında 1-0 geriye düşse de, sahadan 3-1'lik galibiyetle ayrılmayı bildi. Tabii ki maç sonu mikrofonlara koşan Okan Buruk hocamız, 'Çok önemli bir takımı yendik!' diyerek her zamanki gibi mütevazı (!) başlangıcını yaptı. Takıma teşekkürler, taraftara teşekkürler... Ama bu sefer bir de ekstra, Lucas Torreira ve babasına özel bir armağan yolladı. Hani Torreira'nın babası yedek kulübesinden direktif mi verdi, maça damga mı vurdu bilemiyoruz ama Okan Hoca böyle uygun görmüş, bize de 'Helal olsun' demek düşer!
Okan Hoca, Göztepe için 'ligin en dinamik, en atlet takımlarından biri' falan filan diye döktürdü. Yani ne diyelim, ligde zaten öyle üç beş tane takım kaldı, kalanlar da 'koşan' takımlar diye geçiyor herhalde. Maça önde baskıyla başlamaları, kaleciden uzun toplar... Buruk, 'Bunu bekliyorduk' derken, sanki Göztepe'nin bu 'vur-kaç' taktiği, bir sır değilmiş gibi bir edayla konuştu. Ama işte bu 'bekliyorduk' dediği senaryoda bir de 1-0 geriye düştüler! Neyse ki imdada Göztepe'nin 10 kişi kalması yetişti. Hah işte asıl Buruk'un alaycı zekası burada devreye girdi: '10 kişi Fenerbahçe'yle berabere kalmışlardı ve iyi oynamışlardı.' Yani diyor ki, 'Siz 10 kişi kalınca, biz o meşhur Fenerbahçe maçınızı hatırladık; o yüzden panik yapmadık, hatta ne yapacağınızı biliyorduk!'
Rakip 10 kişi kalınca, Okan Hoca da hemen taktiksel dehasını konuşturdu tabii. 'Ismail Jakobs'u biraz yüksek kullanıp Icardi'yi biraz daha öne atalım' demiş. E hani 'bunu bekliyorduk' derken, Göztepe'nin bir de eksik kalacağını da hesaba katmış herhalde! Sonrası malum, goller yağdı. Bu arada hocamızın 100. galibiyetiymiş, tebrikler! Ama adam hemen 'aslolan Galatasaray' deyip topu taca attı, kendini öne çıkarmadı. Tabii sonra taraftarından yönetimine, başkanından çaycısına kadar herkese teşekkür etmeyi de ihmal etmedi. Gabriel Sara'nın golüyle ilgili 'Adaptasyon dönemi tamamlanıyor, pozitif enerji' falan filan... Hocam, biz de görüyoruz o enerjiyi, takım iyice birbirine kaynadı, özellikle de skorlar geldikçe diyelim, öyle değil mi?