Fenerbahçe Başkanımız Sadettin Saran abi, bildiğiniz gibi yine çıktı kürsüye, 'Arkadaşlar, bu ara transfer döneminde öyle alelade iş yapmayacağız, nokta atışı' dedi. Vay be, sanki daha önce hep sağa sola ateş ediyorlardı da şimdi mi dürbün taktılar! Neyse, bu 'nokta atışı' mevzusuyla beraber gözler hemen stoper mevkiine çevrildi, hani bizim defans arkadan ip gibi dizilmeyi seven cinsten ya... İlk hedefler malum, gönlümüzün efendisi Kim Min-jae'ymiş ama ne yazık ki Bayern Münih'teki ağabeyleri 'Bizim çocuk iyi, kimseye vermeyiz' diyerek kapıları kapamış. Hay Allah, oysa ne güzel olurdu şimdi, değil mi?
Kim Min-jae olmayınca, rota değişti tabii. Şimdi hedefte milli takımın sağlam çocuklarından Merih Demiral var! Hani bizim Suudi Arabistan liginde top koşturan Merih... Sözleşmesinin son yılıymış, 'gelmeye de dünden hazırım' falan diyormuş. Vallahi helal olsun adama, demek ki o çöllerin sıcağı yaramamış, Kadıköy'ün serin havası daha cazip gelmiş. E, kim istemez ki o atmosferi, değil mi? Tamam, biraz uzakta oynuyor falan ama sonuçta milli stoper, fena mı?
Ama işin en komik yanı ne biliyor musunuz? Merih Demiral aslında bizim evin çocuğu! Yıllarca Fenerbahçe'nin alt yapısında top koşturmuş 2011'den 2016'ya kadar. Ama gelin görün ki A takıma bir türlü kapağı atamamış, 'Dur Portekiz'e gideyim de gelirim' diyerek yollara düşmüş. E, şimdi bakalım yıllar sonra 'yuvam' dediği yere döndüğünde bu sefer A takım formasını sırtına geçirebilecek mi? Yoksa yine mi 'Ben geldim ama bir gitmem gerekiyor' durumu olacak, insan merak etmiyor değil hani!