Dün Fenerbahçe camiası, Ülker Spor ve Etkinlik Salonu'nda 'olağanüstü' bir toplaşma yaşadı. Hani şu her şeyi yoluna koymak için yapılan, bir nevi "kriz masası" tadındaki toplantılardan. Konu ne mi? Yönetimin elini rahatlatacak, kulübün geleceğini kurtaracak kritik "yetkiler" istemesi. Ali Gürbüz sahneye çıktı, "Arkadaşlar, kulübün geleceği bugün oylanıyor, yetkileri verin de bir nefes alalım" minvalinde bir konuşma yaptı. Sanki kulübü yönetmek için daha önce hiç yetkileri yokmuş gibi, yeni mi hatırladılar dersin?
Neyse, bu "gelecek" muhabbetinin hemen ardından, herkesin beklediği, ama yine de duyunca 'yok artık' dedirten o meşhur borç rakamları açıklandı: Tam tamına 28 milyar 710 milyon lira! Bildiğin dağ gibi borç, dev gibi. Kısa vadelisi, uzun vadelisi... Çay kahve parasına anca yetişir. Ama asıl bomba Başkan Vekili Murat Salar'dan geldi. Meğer bu borcun içinde, 'Benim kulüpten alacağım yoktur' diyen Ali Koç'a ait tam 3 milyar 510 milyon liralık şahsi borç varmış! Başkan da sağ olsun, "Benim varislerim de bu işten etkilenmesin, alacağım yoktur diye resmi beyanat veririm" demiş. Yani kendi cebinden koyduğu parayı resmen silmiş. Helal olsun ne diyelim, kaç kişiden çıkar böyle bir delikanlılık!
E borçlar, silecekler derken, oylamalar da yapıldı tabii. Yönetime gayrimenkul alımından (yani ne bulurlarsa alabilecekler), Bankalar Birliği anlaşmasından çıkıp yatırım yapmaya (yani önce borcu kapatıp sonra inşaata girişmeye), hatta Ülker Spor Arena'yı bile kiraya verip para kazanmaya kadar (varını yoğunu paraya çevirmece) tam yetki verildi. Yani anlayacağın, Fenerbahçe yönetimi şimdi elinde yetki kılıcıyla, para bulma operasyonuna tam gaz devam edecek. Bakalım bu 'olağanüstü' yetkilerle 'olağanüstü' işler başarabilecekler mi, yoksa borçlar katlanarak devam mı edecek, hep birlikte izleyip göreceğiz.