Abi duydunuz mu Galatasaray'da işler fena karışmış! Hani şu Bodo/Glimt'i 3-1 devirdikleri (yahu bu Bodo/Glimt ne ara Şampiyonlar Ligi'ne çıktı, biri bana anlatsın, haber öyle diyor ben karışmam!) maç sonrası tam Göztepe hazırlıklarına başlamışlardı ki, bizim minik dev Lucas Torreira, aniden 'Ben kaçar!' demiş. Meğer babası kalp krizi geçirmiş, adamcağız apar topar ülkesi Uruguay'a uçmuş. E tabii ki böyle bir durumda kim olsa uçar gider, şaka maka bir yana babasına çok geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.
Kulüp de sağ olsun, hemen resmi duyuruyu patlatmış; 'Efendim, futbolcumuz Lucas Torreira, ailevi nedenlerle özel izinli olarak ülkesi Uruguay’a gitmiştir.' sanki biz Torreira'nın gizlice kaçıp kaçmadığını sorgulayacaktık. Neyse, hayırlısı olsun. Bu arada takım da Kemerburgaz'da bildiğimiz antrenman rutinini sürdürmüş: ısınma, 8'e 2 pas, topa sahip olma derken çift kale maçla günü kapatmışlar. Bence kulüp bu detayları da yayınlamasın, hepimiz biliyoruz zaten ısınmadan direkt çift kaleye girmiyorlar.
Okan Hoca da tabii hemen devreye girmiş, o meşhur 'Ben sadece teknik direktör değilim, aynı zamanda babayım, abiyim, yaşam koçuyum' moduna girmiş. Torreira'nın babasına geçmiş olsun diledikten sonra, bizim küçük savaşçının 'bu halde bile oynamak istemesi' fedakarlığını ballandıra ballandıra anlatmış. Eyvallah Torreira, hakkın ödenmez! Ama yani Hoca da boşuna dememiş 'saha dışındaki işler daha çok vaktimizi alıyor' diye. Adamlar sahada top peşinde koşmaktan çok, aile sorunlarıyla, özel izinlerle, uçak biletleriyle uğraşıyor. Neyse, temennimiz Torreira'nın babasının bir an önce sağlığına kavuşması ve bizim Uruguaylı dinamonun Göztepe maçına jet hızıyla geri dönmesi, yoksa orta sahada kim koşacak abi o kadar!