Arkadaşlar, Beşiktaş Konya'da 2-0 kazanmış. Kulağa ne kadar da 'Oh be!' dedirtiyor, değil mi? Ama gel gelelim, işin aslı öyle 'oh be'lik değilmiş. Spor yazarları şaşkın, bazıları sevinçten 'bayram yapın!' derken, diğerleri 'Bu neydi şimdi?' diye dumur olmuş durumda. Anlaşılan Kartal, sahaya çıkmış, bir şeyler yapmış, topu arada bir görmüş ve eve galibiyetle dönmüş. Eh, buna da şükür diyelim, yoksa Süper Lig'de daha neler neler görüyoruz!
Güntekin Onay diyor ki 'varoluş sınavıydı', Ali Gültiken de bu 'oyunsuz' galibiyete 'bayram yapın!' demiş. Yani Beşiktaş sanki uzay mekiği fırlatmış da haberimiz yok. Sergen Yalçın'ın takımı topu Konyaspor'a resmen ikram etmiş: 'Alın siz oynayın, biz arada bir gelip gol atarız' kafasıyla sahada durmuş. Maç boyu rakip topa sahip olmuş, pozisyon aramış ama Beşiktaş, nedense gol atmış. Bir de yetmemiş gibi Sergen Hoca, maçın parlayanları Genç Devrim ve Rafa Silva'yı ikinci yarıda oyundan almış! Turgay Demir de haklı olarak 'güler misin ağlar mısın' diye sormuş, ben de sordum vallahi! Adam diyor ki 'Taylan varken Svensson, Rıdvan varken Jurasek oynatmak akıl tutulması'. E, haklı be abi. Formalar ağır falan da, bazen o formayı giyenleri seçenlerin kafası da bayağı ağırlaşıyor galiba!
Bilal Meşe de bu duruma 'oynamadan kazanmak' demiş, vallahi billahi haklı! Konyaspor topu ezdi, Beşiktaş golü buldu. Futbol bazen 'Ne alaka şimdi?' dedirten bir oyun gerçekten. Hani 'o forma ağırdır, taşımasını bileceksiniz' derler ya, evet doğru. Ama bazen de o formanın altındakiler 'oynamadan kazanmayı' o kadar iyi biliyor ki, rakibin bütün motivasyonunu alıp götürüyorlar. Zirveyle aradaki 9 puanlık fark bu galibiyetle kapanır mı, kapanmaz mı? Bu futbolla çok zor be abi, çok zor! Sanki şans eseri gelen puanlar bunlar. Bakalım bu köprünün altından daha ne sular akacak, ama bu suyla pek yelken açılmaz sanki.