Şampiyonlar Ligi'nde Galatasaray, sahasında o meşhur Bodo/Glimt'i 3-1 devirmiş. Yani kimseye sürpriz olmadı, bekleniyordu zaten. Maçın kahramanı, iki golle parmak ısırtan Victor Osimhen, tabii ki mikrofonlara koştu. Koştu koşmasına da, o meşhur "Ben bu golleri tek başıma atmıyorum, tek başıma rekorları kırmıyorum" klasik futbolcu yalanını patlattı. E, tabii canım, biz de yedik! Sanki top filelere kendi kendine gidiyor, sen de kale direğine yaslanmış, "Ne işim olur golle, takım attı" diyorsun. Amaç tevazu da, bu kadar da olmaz hani!
Takım arkadaşları da sağ olsun, Osimhen'in bu mütevazı (ya da mecburiyetten) açıklamalarına destek çıktı. Mario Lemina hemen atlamış: "Osimhen inanılmaz bir forvet, oynadığım forvetler arasında en iyisi!" E tabii canım, topu ayağına atınca gol atan adama kötü mü denir? Yunus Akgün de sahadaki "yüzde yüz" performansını ballandıra ballandıra anlatmış, bir de üstüne "Taraftarlar bizden çok şey bekliyor" demiş. Çok şey beklerler tabii, öyle Bodo/Glimt gibi takımları yenmekle yetinmezler, Şampiyonlar Ligi bu! Leroy Sane de gol atamasa da "takım iyiydi" diyerek olaya profesyonelce yaklaşmış. Sanki takım kötü olsa "ben iyiydim ama takım berbattı" mı diyecekti?
Neyse efendim, bu muhabbetler bir yana, 3 maçta 6 puan yapıp liderliği aldıklarına göre, şu "tek başıma yapmadım" teranesi işe yarıyor demek ki. Osimhen sağolsun attığı iki golle maçı cebine koymuş, diğerleri de arkasından "takım ruhu" kasıp galibiyeti sahiplenmiş. Önemli olan kazanmaktı, kazandılar. Şimdi o "bu momentumun üzerine katarak devam edeceğiz" klasik lafıyla yola devam. Bakalım Ajax maçında da "tek başıma rekor kırmıyorum" derken yüzündeki o samimi ifade devam edecek mi, merakla bekliyoruz. Hadi bakalım Cimbom, bu ayaklar gol atmaya devam etsin de, kimin attığına takılmayalım artık!