Abi bizim Fenerbahçe'nin teknik direktör arayışı yine dillere destan biliyorsun. Mourinho gitti, şimdi kim gelecek muhabbetleri dönüyor. Adı geçenlerden biri de Stuttgart'ın hocası Sebastian Hoeness'ti. Elemana sormuşlar basın toplantısında 'Fener'den teklif geldi mi?' diye. Cevabı tek kelime: 'Hayır!' Ya var ya, adam sanki 'Aman Allah'ım neyse ki gelmemiş' der gibi, paçayı zor kurtarmış havasında. Bizimkiler de hayal kurarken anında suya düşürmüşler adamın cevabıyla.
Neyse, bu teknik direktör muhabbeti bir yana, esas mevzu UEFA Avrupa Ligi'nde bizim Fener, Stuttgart'la kapışacakmış. Maç öncesi Sebastian Hoca yine sahne almış. 'Fenerbahçe'nin taraftarları muhteşem, çok yoğun baskı uyguluyorlar. Ama biz bunu dikkate almayacağız, oyuna konsantre olacağız,' demez mi? Hadi canım! Sanki Kadıköy'e gelen her takım 'Biz taraftarı sallamayız' diyebiliyor. Hatta, 'Biz taraftarın sesini dikkate almayacağız' demek, tam da 'Korkudan tir tir titriyoruz ama belli etmiyoruz' demenin Almancası gibi geldi bana. Domenico Tedesco'ya da pas atmış, 'Takımı iyi yolda ilerletiyor' diye. Domenico'yu şahsen tanımıyormuş ama. Sanki Fener'in antrenmanlarına gizli gizli gelip gözlem yapmış gibi!
Yani özetle Sebastian Hoca diyor ki, 'Abi bu maç zor olacak. Kendi seyircilerinin önünde canımıza okuyacaklar ama biz elimizden geleni yapacağız.' Normalde bu tarz demeçleri duyunca hemen 'Hoca frene basıyor' derler ama Hoeness'in hali biraz da 'Beni o ateş çemberine atmaya çalıştınız, bakın şimdi ben geliyorum' der gibi. Kadıköy'de o muhteşem baskıyı bir görsün bakalım, o zaman da 'dikkate almayacağız' der mi çok merak ediyorum. Kısacası Fener, cuma günü Stuttgart'ı ağırlarken sadece topu değil, Hoeness'in bu 'tek kelimelik' cevabını da sahaya gömmek isteyecektir herhalde!