Arkadaşlar, bizim İtalyan kaleci Gianluigi Donnarumma sahadaki kurtarışları kadar, sahadışındaki yorumlarıyla da gündem oldu. Demiş ki Gigio, Gazze'deki olayları görmek canını acıtıyormuş, hele de yakın zamanda baba olduğu için. E tabii, kimin acımaz ki canı Gigio'cuğum? Ama sonra hemen topu taca atmış bizimki, 'Bu bizden daha büyük bir durum, bu konuya girmek istemiyorum' diye. Ya Allah aşkına Gigio, sanki sen uluslararası ilişkiler uzmanıydın da şimdi kendini mi çekiyorsun? 'Aaa, ben de tam Gazze krizine el atacaktım ama kalecilik ağır basıyor, neyse' der gibi bir hal var sanki.
Sonra da eklemiş, 'Biz futbol oynamak istiyoruz, barışı geri getirmek istiyoruz.' Vallahi Gigio, sen futbol oynayınca birden Ortadoğu'ya barış geliyorsa, hiç durma, 7/24 antrenman yap, biz de destekleyelim! Hani biz kahvede, maç izlerken 'dünya barışı gelsin' diye temenni ediyoruz da gelmiyor işte. Belki bir kalecinin içten dileği farklı çalışır, kim bilir? 'Siyasi meseleler bizden daha büyük' demişsin bir de. E haklısın, kaleci eldivenleriyle uluslararası kriz çözmek biraz zor. En fazla bir frikik kurtarırsın, o da maçın krizini çözer, dünya barışına katkısı ne kadar olur bilemiyorum.
Bu arada, İtalya'nın 2026 Dünya Kupası Elemeleri'nde İsrail'le maçı varmış, tam da bu muhabbetin üstüne. Acaba Gigio o maçta kaleyi korurken, 'Keşke topu taca atsam da maç bitse' mi düşünecek? Ya da 'Barış gelsin diye ben şimdi bu penaltıyı tutmalı mıyım?' diye bir ikilem yaşar mı dersiniz? Aynı gruptaki Norveç ise İsrail'le oynadığı maçın bilet gelirini direkt Gazze'ye bağışlamış. Bak, Norveçliler olaya direkt girmiş, 'bizden büyük' dememişler. Bizim Gigio ise biraz 'dur bi' dakika, top bende, ben topu taca atıp durumu kontrol edeyim' modunda kalmış gibi. Yani kısacası, Gigio'dan beklenen, süper kurtarışlar yapmak, penaltıları çıkarmak. Dünya barışı için topu taca atma stratejisi ne kadar işe yarar, onu da artık FIFA falan düşünsün.