Şampiyonlar Ligi kapılarını araladı açmasına da, bazı kapılar bildiğin sonuna kadar ardına kadar açıldı, hem de gol yağmuruna! Barcelona, evinde ağırladığı Olympiakos'a resmen "gel de atma" dedi, tam 6-1'lik skorla sahadan ayrıldı. Daha maçın başında, yani henüz 11. dakikada skor tabelası 4-0'ı gösteriyordu, sanki Olympiakos kalecisi antrenman topu topluyormuş gibi bir hava vardı. Hadi canım, bu kadar da misafirperver olunmaz be!
Sahada tam bir gençlik festivali yaşandı desek yeridir. 22 yaşındaki Fermin Lopez, topu üç kez ağlara göndererek hat-trick yaparken, Marcus Rashford da duble ile boş geçmedi. Yamal deseniz, o da penaltıdan araya sokuştu bir tane. Rashford'ın son 9 maçın 8'inde skor katkısı yapması artık alışkanlık oldu, herhalde pas vermeyeni soyunma odasında dövüyorlardır. Barcelona bu rahat galibiyetle puanını 6'ya yükseltirken, Olympiakos'un 1 puanla kalması da kimseyi şaşırtmadı, zira yedikleri gollerin üstüne bir de oynamadılar pek.
Diğer tarafta, 19:45 seansının bir başka 'şöleni' yaşanıyordu. Şampiyonlar Ligi'nin 'zayıf halkaları' olarak gösterilen Kairat Almaty ile Pafos, Kazakistan steplerinde karşı karşıya geldi. Maçın 4. dakikasında Pafos'tan Correira kırmızı kart görmesine rağmen, bu iki güzide takım maçı 0-0 bitirmeyi başardı. Yani biri 10 kişi kalmış, neredeyse tüm maç öyle oynamış, ama ne o atabilmiş ne bu atabilmiş. Eminim ki kale direkleri bile bu kadar az şut görmemiştir. Böylece Pafos 2 puana, Kairat da ilk puanına, yani 1 puana yükseldi. Gol yememekten çok gol atamamak daha zor olsa gerek, bu maç bize onu öğretti.