Vay be, sabah sabah gene Kemerburgaz'dan sesler yükselmeye başlamış! Okan Hoca'mız, yani şu bizim Galatasaray'ın teknik direktörü, basının karşısına çıkmış, yine 'önemli' şeyler anlatıyor. Yanında da bizim sağlam stoper Abdülkerim Bardakcı... Belli ki klasik UEFA Şampiyonlar Ligi öncesi törenleri başlamış, o ritüel basının önüne çıkma halleri yani.
Konu neymiş peki? Yarınki Bodo/Glimt maçı! Hani şu Norveç'ten gelen, adını ilk duyduğunda 'Bodo ne ya, Glimt de neyin nesi?' dediğimiz, ama aslında UEFA arenasında her rakibe saygı duyulması gereken cinsten olan takım. Okan Hoca da klasik söylemlerle, rakibin 'ciddiyetini', 'iyi bir takım olduğunu' falan anlatıyordur şimdi. Sanki kimse bilmiyor, her maç önemli değilmiş gibi!
Yani anlayacağın dostum, yine o bildik senaryo. Maç öncesi gerginliği atmak mı dersin, rakibe saygı mesajı vermek mi dersin, yoksa 'biz çok iyi hazırlandık' demek mi dersin... Artık ne derse desin, o mikrofonu elinden alana kadar susmayacak gibi duruyor. Bekleyip göreceğiz bakalım, yarınki maça ne gibi tüyolar verecek bize bu basın toplantısından.