Şu bizim Dursun Başkan var ya, hani bazen ortadan kaybolan, bazen de bir anda 'ben buradayım' diyen cinsten... İşte o Dursun Özbek, bu aralar bayağı bir cömert takılıyor arkadaşlar. Kulüplerimizin genel alışkanlığı olan 'ödemeyi sonra yaparız' sendromuna bir dur dedi resmen. Ne yapmış derseniz, Galatasaray'da futbolcuların alacaklarını tıkır tıkır ödemiş, üstüne bir de UEFA'ya 'bizim kimseye borcumuz morcumuz yok, rahat olun' diye kağıt göndermiş. Vay be, UEFA bile şaşırmıştır herhalde, 'Türk kulübünden borçsuzluk belgesi mi geldi, gözlerim mi yanlış görüyor?' diye. Resmen tarih yazıldı desene!
Bu cömertlik kasırgası öyle ufak tefek değil ha. Futbolcuların ağustos ve eylül ayı maaşlarını çatır çatır yatırmış hesaplarına. Sanki bayram öncesi harçlık dağıtır gibi. Hadi bakalım, 'maaşım yatmadı, sahada koşamıyorum' bahanesini duymayız artık herhalde. Yetmemiş, bu sezonki başarı primi adı altında yaklaşık 20 milyon Euro'yu da ceplere koymuşlar. Sanırsın piyango vurdu, herkesin yüzü gülüyor. 'Koşun aslanlarım' demek ki böyle oluyormuş, önce kasayı açacaksın ki aslanlar kükresin.
Bir de geçen sezondan kalma şampiyonluk primi muhabbeti vardı hatırlarsanız, hani 10 milyon dolarlık, 6 taksite bölünmüştü falan... İşte o 6 taksitin tamı tamına 5'ini de Dursun Başkan sağ olsun, ödemiş bile! Kurban olayım, sadece tek taksiti kalmış. O da herhalde UEFA'dan teyit gelince veya ligde liderliği garantileyince falan yatar, kim bilir. Ne diyelim, oyuncuların motivasyonu tavan yapmıştır şimdi, antrenmanlarda çift takla atarlar artık. Dursun Başkan'a bir alkış, kasayı boşalttı ama takımı ihya etti desene! Belki şimdi topu daha bir istekle kovalarlar, 'bir taksit daha gelecek' düşüncesiyle.