Bizim eski sol bek Reto Ziegler ağabeyimiz, nam-ı diğer sol kanadın İsviçre çakısı, yine buralardaymış beyler! 'Çok özledim, aileme İstanbul'u göstermek istedim' falan diyor ama dur hele, hepimiz biliyoruz ki eski futbolcuların bu 'özledim' lafının arkasında genelde bir 'iş arıyorum' mektubu yatar. Neyse, haklı adam. Fenerbahçe'deki ilk dönemi iyi geçmiş, 'Aslında ben kalacaktım ama Juventus beni bırakmadı' diye topu taca atıyor biraz da. Hani sanki Juventus, onun yerine Ronaldo'yu değil de, başkasını almış gibi...
O zorlu dönemi hatırlayın, hani başkanın 'malum' sebeplerden ötürü tribünde değil de başka bir yerde olduğu, ortalığın karıştığı zamanlar... Ziegler de diyor ki, 'Biz hile yapan bir takım olmadığımızı göstermek istedik.' Vay be! Bir de o meşhur Galatasaray maçını ve attığı golü unutamamış. Hatta bir jest yapmış, ama 'yanlış anlaşıldı' diyor. Yanlış anlaşılmak ne kelime Reto abi? 'Kanım sarı-lacivert akıyor' diye bir jest yapıyorsun, sonra da 'yanlış anlaşıldı' diyorsun... Allah Allah! Sanırsın adam 'bugün hava çok güzel' demek istemiş, yanlışlıkla kendini parçalamış.
Tabii o karmaşa içinde, Lefter gibi bir efsaneyi kaybetmişiz. Reto da, 'Emre ve Volkan bana 'Gel sen de' dedi, en önde taşıdım' diye gururlanıyor. Helal olsun. Ama asıl bomba sona saklanmış: 'Fenerbahçe'nin hocası olmak müthiş bir şey, benim de hedeflerimden bir tanesi. Adım adım ilerlemek istiyorum.' Vay be! Adım adım dedin mi, biz anlarız. Şimdi ailesiyle Kadıköy'de bir tur attın, sonra röportajda 'özledim' dedin, şimdi de 'adım adım' diyerek yavaş yavaş koltuğa mı göz diktin Reto abi? Hadi bakalım, hayırlısı olsun diyelim. Taraftarın seni ne kadar özlediğini de vurgulamışsın, o da cebe koyuldu. Eski topçuların gönlü geniş olur, anlarız biz.