Arkadaşlar, ortalık fena karışık! Duydunuz mu, bizim eski hocalarımızdan Domenico Tedesco, meğer sessiz sedasız Fenerbahçe'nin başına geçmiş de haberimiz yokmuş! En azından orijinal habere göre öyle. Karagümrük'ü 2-1 yendikleri maçın ardından bir açıklama yapmış kendisi, sanki yıllardır bu kulübede oturuyormuş gibi. Biz de "hayırlı olsun" diyelim bari, ne diyelim? Demek ki o kadar meşgul ki adam, transferleri falan düşünmekten, kimin nerede olduğunu takip edememişiz.
Şimdi efendim, maç 2-1 bitmiş, öyle çok da ahım şahım bir skor değil ama kazanılmış mı kazanılmış. Önemli olan bu. Ama asıl bomba nerede? Muhabir arkadaşımız tabii ki fırsatı kaçırmamış, "Hocam, Galatasaray hakkında ne düşünüyorsunuz?" diye sormuş. Tedesco da ne yapsın? Elbette o klasik, o efsane, o her teknik direktörün ezberlediği cevabı yapıştırmış: 'Ben kendi maçlarımıza odaklanıyorum.' E tabii, ne diyecekti ki? 'Ay ben Galatasaray'a bayılıyorum, çok iyi oynuyorlar' mı diyecekti? Yoksa 'Onlar da kim, tanımıyorum' mu diyecekti? Tam bir 'Benim kafam kendi takımımda, başkasına bakmam' duruşu.
Yani anlayacağınız, futbol dünyasının değişmez kurallarından biri daha tescillendi: Teknik direktörler, ezeli rakip sorulunca kesinlikle 'Biz kendi işimize bakarız' der. Sanki biz bilmiyoruz arka planda sürekli takip ettiklerini, istatistikleri ezberlediklerini. Tedesco da bu kadim geleneğe uymuş işte. Hem kim bilir, belki de o kadar şaşırmıştır Fener'de olduğuna, 'Aaa ben miyim bu?' diye kendine sormuştur, o yüzden 'kendi maçlarıma' demiştir. Ne diyelim, başarılar Tedesco! Fenerbahçe'deki yeni kariyerinde bol 'kendi maçına odaklanmalar' dileriz!