Abi şimdi bak, Fenerbahçe'yle Karagümrük Chobani Stadyumu'nda kozlarını paylaşıyor, ligin 9. haftası. Herkesin gözü kulağı teknik direktör Tedesco'daydı, hani şu kadro dışı kalan mevzusu için 'ilk kez' konuşacak ya. Konuştu konuşmasına da, beklediğimiz o sansasyonel açıklama yerine, 'Başkanımız her şeyi söyledi, bana da susmak düşer' minvalli bir cümle kurup olayı kapattı. Yani anlayacağın, bizim hoca resmen topu taca attı, sanki kimse duymamış gibi.
Peki, kadro dışı konusunu hızlıca geçiştiren Tedesco, maç öncesi ne anlattı? Tabii ki, 'Kazanmak istiyoruz, iyi oynamak istiyoruz, ofansif bir futbol planımız var!' Sanki dünyanın en derin sırrını ifşa etmiş gibi! Ya hangi hoca 'Berabere kalalım, kötü oynayalım, defans yapalım' der Allah aşkına? Ama asıl bomba Levent'ti! Antrenmanlarda 'çok iyi' çalışmış, 'şikayet etmeyen, konuşmayan' cinstenmiş, 'sadece çalışan' bir robotmuş adeta. Yani anlayacağın, sessiz sedasız işini yapan gariban Levent, bu hafta 11'i söke söke almış. Helal olsun çocuğa, demek ki doğru yerde susmuş!
Bir de Talisca'dan bahsetti Tedesco. Milli arada bizimle kalıp 'iyi' antrenmanlar yapmış, hani o malum 'milli takım maceralarını' yaşamamış ya. En-Nesyri ise tam tersi, 'zorlu' milli maçlar oynamış, yorulmuş, haliyle 'çok taze' değilmiş. Vay be, bilimsel açıklama! Sanki Talisca'yı Mars'a, En-Nesyri'yi Satürn'e yollamışlar da yeni dönmüş gibi. Sonuç olarak, 'Bugünün 11'ine dair iyi hislerim var' diyerek cümleyi bağladı. Yani o kadar detayı anlattı ama özü 'bugün fena değiliz galiba' demekten ibaretti. Hadi bakalım, bu 'iyi hisler' sahaya nasıl yansıyacak göreceğiz!