Ah be Jonjo Shelvey! Adını duyduğumuzda aklımıza Liverpool, Newcastle, hatta bizim Rize ve Eyüp gelirdi. Şimdi ne mi oldu? Adam almış başını gitmiş Birleşik Arap Emirlikleri 3. Ligi'ne, Arabian Falcons diye bir takıma! Herkes "Kesin parayı kovalıyor" diye düşünürken, bizim Jonjo çıktı BBC'ye, "Ne parası canım, orada para mı var?" demez mi! Hem de neymiş, aylık 2 bin sterlin alıyormuş. Vay arkadaş! Şaka gibi. Düşünsene, koskoca Premier Lig görmüş adam, "Kardeşim Londra'da otelde çalışıp benden daha çok kazanıyor" diyor. Yahu Shelvey, biz de balık yemedik ama oltayı tutmayı biliyoruz, yersen!
Aslında olayın aslı neymiş? Çocukluk arkadaşı olan teknik direktör Harry Agombar, "Gel kardeşim, şu kulübü beraber büyütelim" diye çağırmış. Bizim Shelvey de 33 yaşında, "Yeni bir başlangıç yapayım, futbolun tadını çıkarayım" falan filan. Sanki Premier Lig'de, Süper Lig'de futbolun tadı tuzu yoktu da, ta Dubai çölünde, 3. Lig'de buldu tadı! Bu "futbolun tadını çıkarma" muhabbetine hepimiz alışkınız, biliyoruz o işlerin nasıl yalan olduğunu. Genellikle işler kötüye gidince akla gelir zaten bu "tadını çıkarma" mevzusu.
Ama durun, asıl bomba bu değil! Jonjo, transferinin en önemli nedenlerinden birinin İngiltere'deki güvenlik sorunları olduğunu söylemiş. Vay anam vay! "Londra'da artık saat takamıyorum, telefonumu yanımda bulunduramıyorum, güvenlik kalmadı" demiş. Yani adam resmen Londra'dan kaçmış, Dubai'de 2 bin sterline huzur bulmaya gelmiş. Düşünsene, koskoca İngiliz futbolcu, "Evlatlarım orada büyümesin" diyor. Anlaşıldı Jonjo, sen bayağı bildiğin "güvenli liman" aramışsın. E ne diyelim, inşallah Dubai'nin çöl sıcağında ve 3. Lig'in tozlu sahalarında aradığın huzuru bulursun da, bir daha saat takamadığın, telefonunu taşıyamadığın için ağlamazsın!