Vay be, Jose Mourinho gitti de sanki kıyamet koptu Fenerbahçe'nin gündeminde! Hani sanırsın takım değil, düğün salonu; herkes 'Acaba yeni damat kim?' diye dört dönüyor. Herkesin dilinde bir isim, bir söylenti. Son günlerin bombası da Stuttgart'ın teknik direktörü Sebastian Hoeness olmuş. Vallahi Fenerbahçe'nin listesi o kadar uzun ki, yakında mahalledeki bakkal Ahmet amca bile 'Fenerbahçe beni düşünüyormuş' diye haber yaptırırsa şaşıracağım.
Tabii olay bir anda 'Hoeness geliyor mu?' rüzgarına döndü. Alman basını da hemen atlamış konuya. Demişler ki, 'Fenerbahçe Futbol Direktörü Devin Özek, Sebastian Hoeness'i tanıyor.' Bak sen şu işe! Hani bu, ilkokuldaki 'öğretmen beni tanıyor, kesin bana kopya verecek' kafası gibi bir şey. Tanışıklık var diye hemen kapıyı çalıp 'Hoca, gel bizim takımı çalıştır' denmiyor herhalde. Nitekim, ne Hoeness'e bir teklif gitmiş, ne de Stuttgart'a. Resmen 'ben seni tanırım, sen de beni' durumu, ama iş teklifine gelince herkes kendi yolunda.
En komiği de ne biliyor musun? Adam, 'Türkiye'den gelecek bir teklife kapım kapalı' diye jet hızıyla yanıt vermiş. Vay anasını! Sanki Fenerbahçe kapısına dayanmış da Hoeness de 'Yok canım, ben almayayım' demiş. Meğerse 43 yaşındaki Hoeness, Stuttgart'ta kalıp 'projelerini tamamlamak' istiyormuş. Hadi canım! Hangi proje acaba? Şampiyonluk mu, yoksa ligde kalma mücadelesi mi? Gerçi Fenerbahçe'ye gelse, projenin tamamlanması diye bir şey olmaz; her sene yeniden başlar zaten! Hoş geldin Hoeness, güle güle Hoeness... Ne diyeyim, adam haklı; istikrar dediğin zor bulunur bizim ligde.