Arkadaşlar, Beşiktaş'ın Gençlerbirliği'ne 2-1 mağlup olduğu maçın ardından sahadan sadece 3 puan değil, bir de efsanevi bir suskunluk çıktı! Maç bitti, yayıncı kuruluş mikrofonlarını uzattı ama Beşiktaş'ın genç sol beki Rıdvan Yılmaz, öyle bir 'konuşmadı' ki, tarihe geçti resmen.
Rıdvan çıktı, yüzünde 'nefretim var ama söyleyemiyorum' ifadesiyle, "Biz maçtan önce de konuşmamıştık burada. Bu maçın skorundan bağımsız olarak şimdi de konuşmayacağım, teşekkür ederim." dedi ve adeta 'gidin işinize!' dercesine uzaklaştı. Hani sanki maçtan önce takımca 'bugün yayıncı kuruluşa konuşmuyoruz!' diye bir ant içmişler de, Rıdvan da o yemini bozmamış gibi. Haklı çocuk, 2-1 yenilmişsin, bir de çıkıp ne diyeceksin ki? 'Çok iyi oynadık ama olmadı' desen inanmazlar, 'rakip hak etti' desen kendi taraftarın kızar. En iyisi susmak tabii.
Aslında bu sessizliğin kökleri derinlerde. Hoca Sergen Yalçın, daha önce "Camiamızın yayıncı kuruluş ile ilgili sıkıntıları var. Geçen hafta pozisyonları tekrarları verilmedi. Beşiktaş camiası olarak yayıncı kuruluştan bazı şeylerin düzeltilmesini istiyoruz. Yoksa bugün oyuncular da çok konuşmak istemiyor ama mecburiyetten konuşuyorlar." diyerek topu taca atmıştı. Anlaşılan o ki, Rıdvan da bu 'mecburiyet' zincirlerini kırmış, 'bugün kimse beni konuşturamaz' moduna girmiş. Beşiktaş'ın yayıncı kuruluşa karşı sessiz protestosu devam edecek mi, yoksa Rıdvan'ın bu kararı sadece o anki 'benim de sözüm var ama söylemiyorum' tavrından mı ibaretti, onu da zaman gösterecek. Bakalım bu suskunluk serisi nereye kadar uzayacak?