Yine bir Divan Kurulu toplantısı, yine tanıdık bir sima sahneye çıktı: Fenerbahçe'nin eski (ve bazen de olaylı) başkanı Aziz Yıldırım! Salon zaten gerginken, herkes 'acaba bu kez hangi konuda bomba patlayacak?' diye fısıldaşırken, Başkan mikrofonu eline aldı. Eh, yıllarca o koltukta oturdu, kulübün her köşesini ezbere bilir, haliyle söyleyecekleri merakla bekleniyordu. Çaylar soğumuş, gözler Yıldırım'ın üzerindeydi.
Ve beklenen açıklama geldi! Konu ne dersiniz? Tabii ki kulüplerin kanayan yarası, Bankalar Birliği anlaşması! Hani şu her kulübün 'Allah bizi kurtarsın' dediği ama bir türlü kurtulamadığı o meşhur durum. Aziz Başkan da sağ olsun, bu işin içinden çıkmanın 'formülünü' vermiş. Vallahi, kendisi borç batağında yüzmenin de, kulübü zirvelere taşımanın da kitabını yazmış bir isim olarak, bu konuda herhalde doktora tezi savunmaya gelmiş. Bizim de kulaklar açıldı tabii, 'Nedir bu formül?' diye.
Şimdi herkesin aklında bin bir soru işareti: Acaba 'Sıfır faizli kredi çekin, sonra ödemeyin mi?' dedi, yoksa 'Toplu halde dilekçe verip istifa edin mi?' gibi efsanevi bir çıkış mı yaptı? Metin bize detayı vermedi ama anladığımız kadarıyla öyle sıradan bir 'gelirleri artırın, giderleri kısın' geyiği değil bu. Yoksa Aziz Başkan onca yolu gelip kürsüye çıkmazdı. Belli ki işin içinde derin bir strateji, belki de 'Bu defter kapanmalı!' tadında karizmatik bir duruş var. Bekleyelim bakalım, bu sihirli formül ne zaman ve nasıl uygulamaya konacak, hep birlikte göreceğiz. Ama şunu biliyoruz, Aziz Başkan konuşunca ortalık şenleniyor!