Arkadaşlar, durun bir dakika! Fenerbahçe'de mali durumlar yine çetin ceviz, eski yöneticilerimizden Hakan Bilal Kutlualp abimiz bir açıklama yapmış, kulübün kasasındaki son durumu masaya yatırmış. Ve ne masaya yatırmak! Demiş ki, "Kulüp tarihinde görülmemiş bir futbolcu maaş bütçesiyle karşı karşıyayız!" Hani öyle böyle değil, resmen akıl almaz rakamlar dönüyormuş. Öyle ki, örnek olarak Manchester City'nin kalecisi Ederson'un aylık 1.1 milyon euro maaşını hatırlatarak, "Bu paralar sürdürülebilir değil!" diye adeta isyan etmiş. E haklısın Hakan abi, o kadar parayla Ederson'u getirsen, her maç kalede davul çalmasa bari! Çözüm olarak da "Gelir yoksa gayrimenkul satarız, yeni gelir kapıları buluruz" demiş. Yani anlayacağınız, önce bir eldeki arsalara bakacağız, sonra topa bakacağız!
Tabii bu kadar borç harç lafı geçerken, kulüp içinde bir de gerginlik mevzusu varmış. Hakan abi hemen devreye girip, "Birbirimize tahammül edelim, sevmeyelim ama saygı duyalım!" diye akil adam moduna geçmiş. Resmen kahvehanede "Delikanlılık yapmayın, bir top için birbirinizi kırmayın" diyen abiye dönmüş. Yeni yönetime de tam destek çağrısı yapmış, Sadettin Saran ve ekibine "Zor görev devraldılar, hepimiz yanlarında olmalıyız" demiş. Geçmişteki haksızlıklara da laf atmadan duramamış, "Onlar bitmedi, devam ediyor" diye ince mesajını yollamış. Anlaşılan Fener'de sadece saha içinde değil, yönetim koridorlarında da hala bolca mücadele var!
Bir de şu Bankalar Birliği'nden çıkma hikayesi var ki, Fenerbahçe'nin kronikleşmiş yarası gibi. Hatırlarsınız, önce "Nisan'da müjde var!" denmiş, sonra "Kasım'da kesin çıkıyoruz!" diye müjdeler havada uçuşmuştu. E noldu? Şimdi de "Seçim oldu, nakit akışında sıkıntı çıktı, muhtemelen transferler" gibi bahaneler sıralanmış. Hakan Kutlualp de "Evdeki hesap çarşıya neden uymadı?" diye sitem etmiş. Haklı abi, Bankalar Birliği kapısında beklemekten sıkıldık hepimiz. Sanki sevgiliye verilen sözler gibi, "Seni çok seviyorum ama bir türlü gelip alamıyorum, yolda aksilikler çıktı!" durumu olmuş.
Peki, bu mali krizden nasıl çıkılacak? Hakan abi formülü de vermiş: "Politikayı değiştireceğiz, popülist eylem yapmayacağız, ayağımızı yorganımıza göre uzatacağız ve en önemlisi 'futbol aklını' kullanacağız!" diye özetlemiş. İyi de Hakan abi, futbol aklı dediğin şey, "Transferde harcarken biraz da düşünelim" demek mi oluyor? Yoksa "Oyuncuları sahada koşarken görelim" mi? Neyse, en azından Sadettin Saran'da bu akıl varmış, Hakan abi öyle diyor. "İnşallah hep beraber şampiyon olacağız!" diyerek de klasik Fenerbahçeli dileğini es geçmemiş. Anlaşılan önce kasayı düzelteceğiz, sonra da sahada herkesi dümdüz edeceğiz! Haydi bakalım, kolay gelsin Fener!