Ah, bizim Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulu toplantıları yok mu... Diziler gibi, her bölüm ayrı bir olay! Bu sefer sahneye çıkan isim, malumunuz, eski başkan Aziz Yıldırım oldu. Canlı yayın falan, bizim kahvedeki amcalar koltuklarından kalktı resmen. E, yılların Aziz Başkan'ı konuşunca haliyle bir kulak kesildik, 'Acaba şimdi kime ne diyecek?' diye.
Başkan'ın hedefinde kim var dersiniz? Tabii ki şu anki koltuk sahibi Ali Koç! "Çok iyi konuştun Ali," diyerek başladı lafa, hani sanki bir büyüğü küçük bir çocuğunu övüyormuş gibi. Ama hemen ardından o bildik uyarı geldi: "Hep içinde kalan Aziz Yıldırım'ı dışarıya vuruyorsun. Vurma. Yanlış yapıyorsun." Sanki Ali Bey'in içinde Aziz Yıldırım'ın hayaleti yaşamış da, yeni keşfedilmiş gibi. Eh, tecrübeli başkan haklıdır, bazen susmak en iyi cevaptır, ama hangi Fenerbahçe başkanı susmuş ki?
Sonra geldi o efsane laflar: "Ben hiçbir zaman Fenerbahçe kötü olsun dediysem, arkadaşlarım da bunu söylediyse şerefsizim. Bunu bizim aleyhimize söyleyen de şerefsizdir." Vay anam babam! Ortalık bir anda buz kesti herhalde. Hani kahvede biri size 'Çay ısmarlamazsan şerefsizsin' dese, o ayarda bir iddia bu. Tabii ki herkes canını dişine takmış, hayatını Fenerbahçe'ye vermiş. Zaten başka kime verecekler ki? Bu kulübün havasını soluyan, başka yere kolay kolay gidemez, gideni de tarih affetmez!
Özetle, Fenerbahçe'de sular durulmaz, divan kurulu toplantıları da öyle kuru kuru geçmez. Sanki biraz "Ben olsaydım böyle yapmazdım" havası, biraz "Ben bu yollardan geçtim" rüzgarı esiyor. Ama ne olursa olsun, bir şekilde şampiyonluk yolunda bu gazları da tüketmek lazım, değil mi? Hadi bakalım, sonraki toplantıda kim konuşacak, ne fırtınalar esecek, heyecanla bekliyoruz!