Arkadaşlar, toplanalım! Dursun Başkanımız yine kürsüye çıktı, gözleri ışıl ışıl, elinde bir demet müjdeyle... 'Hayatımın en büyük onuru!' falan derken, hepimiz biliyorduk asıl konunun ne olduğunu: Paralar! Evet evet, Galatasaray kasayı 12.9 milyar lirayla doldurmuş, rekor kırmışız. Başkan da bu rakamı açıklarken, sanki 'Buyurun beyler, buyurun bakalım, parayı nereden buluyormuşuz!' der gibi gülümsedi. Anlaşılan sırrı, çok para kazanmakmış. Kim bilebilirdi ki?
Tabii, sadece paralar konuşulmadı. Sportif başarılarımız da taçlandırıldı. Malum, 5. yıldız takıldı, Yenikapı'da 1 milyondan fazla taraftarla şampiyonluk coşuldu, hatta o kadar coşuldu ki NBA yetkilileri bile 'Vay be, ne enerji!' deyip Aslantepe'ye basketbol salonu kurmaya heveslenmiş. Yani basketbol salonumuz olacaksa, Yenikapı'daki kalabalık sayesinde olacak, anladınız mı? Riva'dan 170 milyon dolar kasaya, ikinci etapta 11 milyar TL net gelir hedefi... Bir de Aslantepe'ye 10 bin kişilik basketbol salonu, 2026'da başlanacakmış. O 2026'yı bir kenara yazalım, bakalım o zamana kadar kaç başkan, kaç rekor görürüz.
Asıl can alıcı noktalara gelelim: Paranın geldiği yerler! Localar, biletler 78 milyon Euro, GS Store 94 milyon Euro ile tavan yapmış. Ama en bomba kalem 'Osimhen kutuları'! Tam 30 bin adet satmışlar, hedef 100 binmiş. Başkan da 'Her Galatasaraylının evinde olmalı!' diye bastırmış. Yani artık evde Osimhen kutusu olmayan, gerçek Galatasaraylı sayılmıyor mu bilemiyorum ama pazarlama dehası desek yeridir. PUMA ile anlaşmayı da 5'ten 8.3 milyon Euro'ya çıkarmışız, eh ne de olsa büyük kulübüz, küçük hesaplara takılmıyoruz! Geçen sene Avrupa Ligi'nde 'dinlenip' bu sene Şampiyonlar Ligi'nden 40 milyon Euro bekliyoruz. UEFA'nın bile 'Galatasaray mali olarak ilk 10'da, helal olsun!' dediği bir kulüpten bahsediyoruz. Ne diyelim, paralar akmaya devam etsin, biz de keyfimize bakalım.