Efendim, bu hafta sonu Süper Lig'de 'acaba ne olur?' diye merakla beklediğimiz maçlardan biri daha kapıda. Ankara'nın başkent ekibi Gençlerbirliği, nam-ı diğer 'Ankara'nın Demirspor'u' (şaka şaka), bu sefer Kartal'ın yuvasına, yani Beşiktaş'a konuk oluyor. Takım, bu zorlu deplasman öncesi Beştepe İlhan Cavcav Tesisleri'nde öyle böyle değil, bayağı bir 'hazırlanmış'. Hocaları Hüseyin Eroğlu yönetiminde, ısınmayla başlayıp koordinasyonla devam eden, fitness toplarıyla adeta çocuk parkı şenliğine dönen, sonra o meşhur 5'e 2 pas oyunuyla topa hükmetmeye çalıştıkları, en sonunda da duran top organizasyonlarıyla antrenmanı tamamlamışlar. Yani Beşiktaş'a karşı 'vurup geçeceğiz' modundalar, anladık!
Ama gelelim işin biraz hüzünlü, biraz da 'nasıl oldu bu şimdi?' dedirten tarafına. Kırmızı kart cezalısı Sekou Koita, Beşiktaş'a karşı 'Ben yokum!' demiş. Yani tam da böyle kritik bir deplasmanda arkadaşlarına en çok ihtiyacı varken, kendisi tribünde veya evde maç izleyecek. E bravo Koita kardeş, tam zamanıydı! Bir de Dal Varesanovic diye bir yiğidimiz var ki, onun durumu daha da enteresan. Sol dizinde bir ağrı varmış, tedavisi devam ediyormuş. İşin komik tarafı ne mi? Durumu 'maç günü netlik kazanacak'mış! Sanki o diz, maç sabahı uyanıp 'Tamamdır, bugün Beşiktaş'a karşı oynayabilirim!' ya da 'Yok anam, benim halim yok!' diyecek. Varesanovic'in dizi mi Beşiktaş'a karşı oynayacak, yoksa kendisi mi, orası tam bir muamma.
Şimdi bu kadar 'diz dramı' ve kırmızı kart muhabbeti arasında, Gençlerbirliği ekibi Ankara'dan İstanbul'a hava yoluyla hareket edecekmiş. Umarım uçuşları rötar yapmaz da, bu kadar 'hazırlık' sonrası maça dinç çıkarlar. Gerçi o diz ağrısı ve eksiklerle ne kadar dinç olunur, orası da ayrı bir konu.
Bakalım Gençlerbirliği, bu zorlu deplasmandan puan çıkarabilecek mi? Varesanovic'in dizi izin verecek mi? Koita'sız nasıl bir strateji izleyecekler? Bütün bu soruların cevabını yarın akşam statta göreceğiz. Ben şahsen merakla bekliyorum, zira Türk futbolunda drama ve komedi asla bitmez!