Vay arkadaş, ne yoruldu bu topçular yahu! Milyonlarca euro alıp top koşturmak ne zor işmiş meğerse. Avrupa'nın dev kulüpleri de bu duruma el atmış; 'Kardeşim, bizim topçular çok yoruluyor, maç sayısı da artıyor, ne yapsak?' diye kara kara düşünmüşler. Düşün taşın, Roma'da yapılan gizli zirvede (ki ajandada yokmuş, demek ki çok önemli şeyler konuştular) bir çözüm bulmuşlar: Oyuncu değişikliği sayısını artırıp, kadroya daha çok adam alalım! E ne diyelim, belki de futbolcuların ayağına masörler gelip masaj yapar, dinlenirler sahada.
Hatırlarsınız, pandemi döneminde bir 5 oyuncu değişikliği gelmişti, sonra da 'çok sevdik, kalıcı olsun' dedilerdi. Şimdi de tutturmuşlar 'yetmez! 6 olsun!' diye. Yani anlayacağınız, yakında maçın yarısı kenarda ısınan, yarısı da sahada koşan adamlardan oluşacak. Herhalde saha boş kalmasın diye, 11 kişiyle başla, maçı 17 kişiyle bitir. Bu işin sonu nereye varır, bilemiyorum. Manchester City'den Liverpool'a, hatta araya Nottingham Forest'ı da sıkıştırmışlar, herhalde çay koymaya çağırdılar. Hepsi toplanmış bu 'devasa soruna' çözüm bulmak için kafa yormuş.
Şimdi bu harika (!) fikirlerin hayata geçmesi için bir de Uluslararası Futbol Birliği Kurulu (IFAB) denen amcaların onaylaması gerekecekmiş. Hadi bakalım, zengin kulüplerin iş yükünü azaltma (!) projeleri bakalım ne zaman hayata geçecek. Belki de bir sonraki adım, kalecinin her gol yediğinde değiştirilmesi olur, ne dersiniz? Malum, en çok o yoruluyor kaleyi korumaktan.