Arkadaşlar, kahve falı gibiydi Icardi'nin geleceği; 'acaba nereye?' diye kafa patlatıp duruyorduk. Hani Arjantinli delikanlının sözleşmesi sezon sonu bitiyor ya, millet de merak içinde. Suudi Arabistan'dan NEOM diye bir takım, Barış Alper Yılmaz'a yaptığı gibi, bizim gol makinesine de "Gel kanka, paraya para deme" diye teklif sallamış. Ama gelin görün ki, Icardi topu taca atmadı, direkt kaleye nişan aldı desek yeri!
Meğer bizim golcü, öyle boş durmamış, kafasında yol haritasını çizmiş bile. Sabah'ın kulislerden sızan bilgilerine göre, menajerine net bir talimat vermiş: 'O NEOM'un teklifini bir bekleteceğiz abiciğim, önceliğimiz Galatasaray!' Vay be! Adam sanki 32 yaşında değil de, futbolu bıraktıktan sonra bile heykelini dikecekler gibi, gönlünü Cim Bom'a kaptırmış. Yetmemiş gibi, bir de üç yıllık sözleşme istiyor, üstüne üstlük 'fedakarlık yaparım' falan demiş. Sanki 6 milyon euroya 'fedakarlık' deniyor bu devirde, neyse!
Peki bu 'fedakarlık' neymiş? Durun anlatayım, kahkahadan düşmeyin sandalyeden! Normalde yıllık 6 milyon garanti, 4 milyon da sponsor desteğiyle cepte 10 milyon eurosu vardı. Şimdi bu bonuslardan vazgeçip, 'net 6 milyon euroya imza atarım' demiş. Yani 4 milyon euro 'fedakarlık' yapıyor! İşte buna derler taş gibi pazarlık. Hani Başkan Dursun Özbek, 'Icardi'nin yeni sözleşmesi bugünün konusu değil, sezon ortasına doğru kulübün vereceği karar' demişti ya... Anlaşılan Icardi, Başkan'ın 'bugün değil' dediği konuyu, çoktan 'bugün' yapıp, masayı kurmuş, menajere de direktifleri yağdırmış. Ne diyelim, aşk galip geldi (ya da iyi bir pazarlık masası kuruldu), hem de Suudi parasına rağmen!